Doğum Sonrası Baba da Bunalıma Girebilir

Baba özellikle İlk çocuğu dünyaya geleceği zaman karısının doğumevine yatması sırasında kendini İhmal edilmiş hissedecektir. Karısını doğumevine götürürken, kendisinden önemli daha bir sürü İnsan mevcut olduğunu anlar ve İşte asıl o zaman kendini yalnız ve şaşkın hisseder. Heyecanını yatıştırması İçin ya gözüne pek tenha görünen evine gönderilir ya da bekleme odasında eski birkaç gazete ve dergiyle başbaşa bırakılır. Erkeğin o sırada köşedeki meyhaneye kadar gidip, birisiyle İki kadeh İçmesinde şaşılacak bir taraf yoktur, işyerindeki arkadaşları ona takılmak isteyeceklerdir. Karısını ve çocuğunu görmek için hastaneye gittiğinde, orada bir aile başkanı muamelesi değil, belirli saatlerde içeri girmesine İzin verilen bir ziyaretçi muamelesi görecektir. Eşini eve getirdiği zaman İse evdekllerln bütün dikkatinin bebek üzerinde toplandığını, kendi rolünün İse hamallıktan ibaret olduğunu farkeder. Babanın yıldız rolü oynamak İstediğini ya da buna hakkı olduğunu değil ama bazı hallerde kendisini bir fazlalık gibi ve umutsuz hissedebileceğini ve bunun normal olduğunu söylemek İstiyorum.

İlk haftalarda babanın rolü. Babanın son haftaların yoğun olayları yüzünden sarsılmasında şaşılacak bir taraf yoktur: hamilelik, doğumevinde geçen günler, karısının ve bebeğin eve dönüşü… Fakat kendi duygularının —hele eve dönüşten sonra— karısınınki kadar altüst olmadığını hatırlaması da yerinde olur.

Anne, ameliyata eş bir durumla karşılaşmıştır, üstelik bezlerinde büyük bir değişiklik meydana gelmiştir. Bu bebek onun İlk çocuğudur, bu yüzden de yüreği endişe doludur. Bebek onun bütün manevi ve bedenî gücünü sömürecektlr. Ayrıca kadınlar çoğunlukla erkeklerden daha hassastırlar. Bu da onların bu dönemde eşlerinin destek ve sevgisine çok ihtiyaç duydukları anlamına gelir. Bebeğe kendilerinden mümkün olduğu kadar çok şey verebilmeleri için kendilerinin de her zamankinden daha çok özene ihtiyaçları vardır. Yani anneye, ev işlerinde ve çocuğun bakımında bazı yardımlarda bulunmaktan başka, sabır, anlayış, övgü ve sevgi şeklinde manevî bir destek gösterilmesi gerektiğini anlatmak istiyorum.

Babanın işi güçtür: Karısı yorgun ve sinirliyse, nazik davranmak ve kocasının iyi niyetini takdirle karşılamak istemeyecek, hatta bazen şikâyet bile edecektir. O zaman karısının yardıma ve sevgiye ne kadar ihtiyacı olduğunu anlamak ve bunları ona tartışmasız vermek için çaba harcamak babaya düşer.

Baba ve bebek: Kimi babalar, çocuk bakımının yalnız annenin işi olduğunu sanırlar. Böyle düşünmek tabi işlerine de gelir. Fakat bu düşüncenin tamamen yanlış olduğunu belirtmeden geçemeyiz. Erkekliğinize zarar vermeden de şefkatli bir baba olabilirsiniz.

Babanın gösterdiği güven ve dostluğun, çocuğun karakteri ve ahlâkı üzerinde etkili bir rol oynadığını bilmekteyiz. Baba çocuğuyle, doğduğu andan itibaren meşgul olmalıdır. Baba ve anne, yeni görevlerini oturup birlikte incelemelidirler. Çocuklarla ilk iki yıl yalnız anne meşgul olursa, çocuklar evi yalnız annenin İdare ettiğini ve yalnız ona bağlı olduklarını sanırlar.

Sahneye bundan sonra girmek isteyen baba birçok güçlükle karşılaşır. Elbette babanın da biberonları anne kadar hazırlaması ve çocuğun bezlerini anne kadar değiştirmesi gerektiğini İddia etmiyorum. Fakat bu işlere zaman zaman karışması yerinde olur. Eğer ilk haftalarda bir bebeğe sabahın saat ikisinde biberon vermek gerekiyorsa, bu işi baba yapmalıdır. Çünkü anne henüz çok yorgundur. Eğer serbestse, bebeği, haftalık muayenesi için doktora baba götürmelidir. Hem böylece önemli bulduğu ve eşinin İyi kavrayamadığını sandığı bazı sorunları doktorla tartışmak fırsatı
da bulur.

Kimi babalar bu satırları okuyunca belki de dehşete düşeceklerdir. Bu çeşit İşlerden yürekten nefret eden babaları zorlamamak yerinde olur. Çoğu, çocukla daha sonra erkek çocuk havası aldığı zaman İlgilenmeyi tercih eder. Becerememek korkusuyla çocuğa bakmaktan kaçınanlar da vardır, ama bunları biraz cesaretlendirmek yeter.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Diyet