Çalışmak anneler için sorun değil

Çalışan anneler hele birde çocukları küçükse bunu çok dert ederler. Çocuğumu nereye bırakacağım, ona bakan birini bulabilecek miyim, bulduğum kişi çocuğuma iyi bakabilecek mi gibi sorunlarla kendilerini kötü ve huzursuz hissederler. Çalışmak zorunda olan anne büyük bir sorumluluk altında kalır. Çalışınca çocuğuna yeterince vakit ayıramayacağını düşünüp üzülür. Ev ekonomisine destek olmak isteyen kadın hem çalışmanın hem de çocuğuna bakamamanın zorluğunu hissedebilir. Anne olmak ve çalışmak o kadar da kolay bir iş olmamakla birlikte kadın kendi ayakları üzerinde durabilmek için ya da maddi güçlükler yüzünden çalışmak durumunda kalabilir. Bu durumda çocukların ruh sağlıkları açısından yapılması gereken birkaç önemli husus var. Bunlardan ilki çocuğunuza bakacak kişinin seçimi. Çocuğunuza tek başına değil eşinizle birlikte düşünüp o şekilde bir bakıcı bulmalısınız. Çocuğunuza bakacak kişi bu konuda deneyimli ve bakmaya istekli olmalı. Çocuğunuzun herhangi bir şeye alerjisi varsa bunu bakacak olan kişiye belirtin. Çocuğunuzun nasıl bakılmasını istediğinizi, verilecek eğitimin nasıl olması gerektiğini ve çocuğunuza bakacak kişiden neler beklediğinizi eşinizle birlikte konuşarak bunu bakacak kişiye anlatın. Sonuçta emanet ettiğiniz kişi çocuğunuz. Eğer tanıdığınız birinin bakmasını uygun gördüyseniz çocuğunuzu evde bakmasını isteyin. Tanımadığınız birinin bakıcı olarak seçilmesi durumunda da çocuğunuzu başka bir eve göndermeyin. Yine kendi evinizde bakılmasını isteyin ve iş saatlerini açık şekilde eşinizle birlikte kararlaştırarak konuşun. Çocuğunuzu direk bakıcıya bırakmayın. Sonuçta çocuğunuz ilk defa sizden başka birisiyle birlikte kalacak. O kişiyle olan uyumu sizin için çok önemli bu yüzden çocuğunuzu kademeli olarak alıştırın.

Bakıcıda aranması gereken özellikler;

Bu konuda deneyimli olması ve önceden çalıştığı yerlerle konuştuğunuzda olumlu tepkiler almanız önemli. Aklınızda bir bakıcı profili çizin ve o özellikleri taşıyan birini bulmaya özen gösterin. Çocuğunuza bakacak kişinin çocuklarla arasının nasıl olduğuna bakın. Seçeceğiniz kişinin güleç mizaçlı olmasına, temizliğe önem veriyor olmasına, sağlıklı bir aile ortamının olmasına, etrafındaki insanlarca dürüst olarak bilinmesine ve her şeyi zamanında yapıyor olmasına dikkat etmelisiniz. Eğer çok sert ve sinirli tavırları varsa tekrar düşünmekte yarar var. Çocuklar insanların sinirlerini zorlayabilir ve sinirli birinin yanında sağlıklı bakılamayabilir, bu yüzden daha sevecen ve her yaşta çocukla iletişim kurabilen, sabırlı bir bakıcı tercih edilmelidir. Çocuklar annelerine benzeyen kişilerle daha rahat iletişim kurar. Saçları, boyu, yaşı ya da yüzü annesine benzeyen ya da andıran bir bakıcı çocuğunuzun alışma evresini kolaylaştıracaktır.

Annelerin ikinci büyük derdi ise işten yorgun olarak gelmek ve evde yapılacak işlerin yanı sıra çocuklarıyla da ilgilenmelerinin gerekmesi. Önceden alışık olduğu yaşamdan başka bir alışkanlığa geçmesi kadın için zor ve yorucu bir iştir. Fakat yapılması imkânsız bir şey değil. Bu noktada ise eşinizin desteğine ihtiyacınız var. Siz evde yokken eşiniz evde yemek ya da temizlik yapabilir. Bu sizin işinizi baya rahatlatacak olan bir fedakârlık olur eşiniz açısından. Üzerinizde en azından evin yükü hafiflemiş ve biraz daha sorumluluklarınızın azaldığını hissedersiniz. Çalıştığınız yerdeki arkadaşlarınızdan da bu konuda yardım alabilirsiniz. Tamam her şeyi hallettiniz fakat hala üzerinizdeki sıkıntılar geçmedi yapacak çok işiniz var. Önceden haftada bir arkadaşlarınızla buluşurdunuz ya da sinemaya giderdiniz bebek olduktan sonra bu alışkanlığınızdan bir süre uzak kalmalısınız yada tamamen bu alışkanlığı bir kenara koyup yeni alışkanlıklar edinmelisiniz. Yeni alışkanlığınız çocuğunuz olacak siz fark etmeden.
Onunla oynamak, yemek yedirmek, gezdirmek diğer yaptığınız her şeyden daha zevkli gelmeye başlayacak zamanla.

Çalışan annelerin diğer bir sıkıntısı da çocuğuna daha fazla zaman ayıramamanın eksikliğidir. Fakat çalışmak zorunda olan bir annenin yapması gereken şey iki işi de aynı anda götürmesidir. Bebek olmadan önce çalışan bir kadın evde oturmayı, çocuğuyla olmayı ister ama çalışmak zorundaysa ya da çalışmayı seviyorsa bu sorumlulukların bilincindeki anne bir şekilde bu yeni durumuna adapte olacaktır. Sonuçta siz çocuğunuzun geleceği için çalışıyorsunuz ya da sevdiğiniz işi yaptığınız için mutlusunuz ve çocuğunuz da mutlu olduğunuz kadar mutlu olacaktır. Çünkü siz onu nasıl yetiştirirseniz çocuğunuz da o şekilde yoğrulur. Mutlu, huzurlu bir evde sevecen bir anneyle büyümek yerine sevdiği işi yapamamanın verdiği öz güvensizlikle ürkek ve üzgün bir anneyle büyümek mi çocuğunuz için yararlı olur buna siz karar verin. Hem işi hem evi hem de çocuğunuzu bir arada götürebilirsiniz. Hayatınızı programlı bir şekilde yürütürseniz bunların hiç birisinde eksiklik olmayacağına emin olun. Çalışmadığınız zamanlar sürekli bebeğinizle olarak ona karşı duyduğunuz suçluluk duygusunu da azaltabilirsiniz. Ne kadar süreyle birlikte olduğunuz değil birlikte olduğunuzda neler paylaştığınız, nasıl vakit geçirdiğiniz önemlidir.

Çocuğunuza bulduğunuz bakıcı veya kaliteli bir kreş de sizin yokluğunuzu aratmayacaktır. Onun iyi bakıldığı duygusu sizin daha rahat çalışmanızı sağlar. İlgiyi gören çocuğunuz bazen kendisine bakan kişiye daha sıcak davranabilir bu durum o kişiyi annesi gibi gördüğü anlamından çok daha fazla ilgiye ihtiyacım var anlamına gelir ve sizin bu durumda yapmanız gereken çocuğunuza daha fazla ilgi göstermektir. Çalışmaktan ve anne olmaktan korkmayın. Çalışan annelerin çocuklarının eksik büyüdüğü fikrine de kapılmayın. Yine belirtelim ne kadar birlikte zaman geçirdiğiniz değil birlikte olduğunuz zaman içerisinde ne kadar şey paylaştığınız önemlidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Diyet