Kendisine En Uygun Beslenme Tarzını Bebek Bilir

Kendisine en uygun beslenme tarzını bebek iyi bilir :
Doğum yaptığınız hastane size bir mama tarifnamesi verdiği za­man bebeği beslemenin kimyagerlik kadar çapraşık bir şş oldu­ğu kanısına kapılabilirsiniz. Şu kadar gram süt ve suyu, şu şe­kilde karıştıracaksınız, şu şekilde pişireceksiniz, altı biberon şişesinden her birine bu mamadan 90 gram koyacaksınız ve sa­bah saat 6 ile, 10″da, öğleden sonra 20″de, akşam 6″da, 10″da, ve gece 2″de çocuğa vereceksiniz… Mama reçetesi ayrıntılarla uğ­raşır, fakat;bu yiyeceğin, acıktığını ve ne kadar yemeğe ihtiyacı olduğunu herkesten iyi bilen bir insan yavrusuna verileceğini hatırlamaz. Mamayı dikkatle hazırlamanız gerektiği elbette doğ­rudur. Miktarlar bebeğin ağırlığı ve hastanedeki durumuna göre doktor tarafından hesaplanmıştır. Fakat vücudunun ne kadar ka­loriye ihtiyacı olduğunu ve sindirim sisteminin neye tahammül edebileceğini en iyi bilen yine bebektir. Bebek devamlı olarak yeterince besin almıyorsa, muhtemelen daha fazlasını sağlaya­rak isteyecektir. Bebeğin bu bağrışlarına kulak verin ve doktorla temasa geçin. Eğer şişede bebeğin içmek İstediğinden daha fazla mama kalmışsa, o zaman bırakın istediği kadar içsin.

Bebeğin ilk yılı şöyle geçer: acıktığı için uyanır. Doyurul­mak istediği için ağlar. O kadar sabırsızlanır ki biberonun em­ziği ağzına girdiği zaman heyecandan âdeta titrer. Meme emdi­ğinde çok yoğun bir faaliyet içinde olduğunu farkedersiniz. Hatta bu ıheyecan ve gayret içinde terler bile. Meme emdiği sırada bunu yarıda keserseniz öfke içinde haykırmaya başlayabilir. İs­tediği kadar emdikten

sonra, halinden memnun bir şekilde uy­kuya dalar. Bazen uyurken bile sanki rüyasında meme emdiğini görüyormuş gM bir flall vardır. Ağzı, emme hareketleri yapar ve yüzünü memnun bir ifade kaplar.

Bütün bunlar şu gerçeği or­taya koyuyor: Beslenme bebek için büyük bir zevktir. Ayrıca çocuğun dünya ve insanlar hakkındaki ilk fikirleri de kendisini besleyen kimsenin davranışlarına göre şekillenir.
Anne, bebeğini istediğinden daha fazla yemeğe zorlarsa be­bek yavaş yavaş yemekten aldığı zevki kaybeder. Ya gittikçe da­ha erken uyuyarak bu zorlamadan kurtulmaya çalışır ya da isyan ederek işi inada döker. Zorlama devam ederse hayat hakkındaki olumlu duygularını bile kaybetme yoluna girer. «Hayat bir mü­cadeleden ibaret. İnsanlar hep benim peşimde. Kendimi koruya­bilmem için dövüşmem gerek» diye düşünmeğe başlar.
Bu yüzden bebekleri, istediklerinden fazla yemeğe hiç bir zaman zorlamayın. Bırakın yediğinden zevk alsın ve sizi de ken­dine dost bilsin. Birinci yılda bebeğin kendine güven kazanman sı, hayattan zevk alması ve insanları sevmesi için izlenecek belli başlı yollardan biri budur.

Emme güdüsünün önemi: Bebek iki ayrı sebepten do­layı büyük bir iştahla meme emer. Birincisi karnı açtır. İkincisi meme emmekten hoşlanır, zevk alır. Eğer karnını bol bol doyu­rur, fakat emme arzusunu tatmin etmezseniz, bu arzusu tatmin oluncaya kadar çabalayacak ve kendisine emebileceği başka bir şey arayacaktır: Yumruğu, parmağı ya da elbiseleri.
Emzirme süresinin yeteri kadar uzun olmasının” önemi bü­yüktür. Bebeğin parmağını emmesinden söz eden 315 ve 328″in-ci paragraflarda bu konu ayrıntılı olarak ele alınmıştır

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Diyet