Kadınlar Sitesi

Billur Kalkavan’ın mezarının son hali sevenlerini yıktı!

Kanser yüzünden Ekim 2022’de vefat eden sosyetenin renkli siması Billur Kalkavan’ın vefatından dokuz ay sonra ortaya çıkan bakımsız mezarlık görüntüsü gündem oldu.

Billur Kalkavan, akciğer kanseriyle mücadelesini Ekim 2002’de kaybetmişti. Son gördüğü kemoterapi sonrası vücudunda oluşan bir mantar nedeniyle hayatını kaybederek sevenlerini üzüntüye boğan sanatçı, Zincirlikuyu Camii’nde gözyaşlarıyla yolculuğuna uğurlanmıştı.

RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN


Cenaze töreninde taziyeleri sevgilisi Buğra Bahadırlı ve abisi Rıza Kalkavan kabul etmişti. Sanat ve iş dünyasından önemli isimlerin katıldığı törende; Ömer Koç, Nevbahar Koç, İlber Ortaylı, Selen Görgüzel, Nilgün Belgin, Hamdi Alkan ve Yeşim Salkım yer almıştı.

‘AĞLAMALARIM DEVAM EDİYOR’
Kalkavan’ın hayat arkadaşı Buğra Bahadırlı, 17 Temmuz’da Nişantaşı’nda görüntülenmiş, “Vefatı bir yıla yaklaşıyor. Hâlâ çok seviyorum. Benimle birlikte yaşıyor. Özlemim çok artıyor. Evin her yerinde o var. Kalbimde yeri başka.”

“En çok o benim mutlu olmamı isterdi. Hâlâ bana destek verdiğini hissediyorum. Evde ağlamalarım devam ediyor. Billur’u hep yaşatacağım. Billur benim için algıydı ve ışıktı. Onu yaşatmamız lazım” açıklamasını yapmıştı.

SON HALİ YÜREK YAKTI!
14 yıllık sevgili Buğra Bahadırlı “Billur’u hep yaşatacağım” şeklinde duygu yüklü sözler sarf etmesine karşın ünlü oyuncunun vefatından dokuz ay sonra sosyal medyada paylaşılan bir görüntü herkesi şoke etti.

KIRILMIŞ MEZAR TAŞI, KURUMUŞ OTLAR!
Billur Kalkavan’ın defnedildiği gün çiçeklerle donatılmış olan mezarının son hali üzüntü ve şaşkınlık yaşattı. Söz konusu videoda; mezar taşının kırıldığı ve kurumuş çiçeklerin olduğu görülüyor.

ÇOCUKLUK YILLARINI VE AİLESİNİ BÖYLE ANLATMIŞTI
Armatör bir babanın kızı olarak dünyaya gelen Billur Kalkavan, çocukluk yıllarını ve ailesini konuk olduğu programda anlatmıştı. “Benim babam sofra kurallarına inanılmaz önem veren bir adamdı. Hayatımda bu kadar sofraya dikkat eden bir adam görmedim. Mesela ‘baba ben sınıfta kaldım’ desem ‘seneye geçersin’ derdi. Ama kolunu sofraya koyduğum zaman kızardı. Sofraya oturmadan önce tıraş olup gelirdi.”

“Ev için dikilmiş özel kıyafetlerini giyerdi.” Bu kadar sert kuralları başka hiçbir arkadaşımın evinde görmedim. İyi ki de yapmış! Çünkü ben hayatta öğrendiğim birçok şeyi o sofrada öğrenmişim şimdi anlıyorum, muhabbet ederdik çünkü…Oxford Felsefe mezunuydu. Babam konuşmasın da kim konuşsun? Ben sanattan, edebiyata birçok şeyi babamdan öğrendim. Ayaklı kütüphane gibiydi.”

“Liseye giderken kaldım, babam bir şey demedi. Amerika’ya gittim orada bitirdim. Çünkü sevmiyordum okula gitmeyi. Ben hiçbir zaman okula gitmeyi sevmedim. Evde o kadar çok şey öğretiliyordu ki bir de okula gidip bir şeyler öğrenmekten sıkılıyordum. Okul hayatım boyunca çok tacize uğradım. Fiziksel, sözsel her türlü tacize uğradım. Çünkü 3 bin kişiydi Maarif Koleji (Kadıköy Anadolu Lisesi) o zaman bir tek ben sarışındım. Sınıfa doluşuyorlardı beni görebilmek için teneffüslerde dışarı çıkamıyordum, korkuyordum.”

ZENGİN BİR AİLENİN KIZIYDI
“Bizim ailenin zenginliği dedemden gelir. Babama ‘armatör’ diyorlar ama asıl armatör dedemdir. Dedem 1990’de gelmiş İstanbul’a Fatih’e yerleşmiş sonra Beylerbeyi’ndeki o yalıyı almış. Hatta babam derdi ki ’16 bin liraya almış’ şimdi herhalde yüzlerce milyon dolar ediyor. Ailede okuyan tek adam babam… Babam, dedemden kalan parayla hayatını sürdürdü. Çok para çaldırdı, kaptırdı! Bir sürü şirketi vardı hep başkalarına devretti. Vergi rekortmenleri listesinde olan bir adamdı babam. Tabii hazıra dağ dayanmıyor… Kendi gibi arkadaşları vardı, hayatı seven adamlardı. Zengin çocuğu olmak zor bir şey, hırs olmuyor insanda. Bende de hırs yoktur, ‘olmuyorsa olmaz’ işim olursa yaparım olmazsa da umursamam. Ben de hayatı yaşamayı seviyorum. Görüntü olarak anneme, karakter olarak babama benziyorum.”

“Tek farkım sorumlu biriyim. Babamın iflas ettiği zamanı ben bilmiyorum onu annem bilir. Büyük bir zenginin parasız kalması bir fakirin yaşamı gibi değil. ‘Ihlamurlar Altında’ dizisinde bizim aile iflas ediyordu beni Gaziosmanpaşa’da bir gecekonduya koydular. Dedim ki ‘olmaz, mantık dışı’ tamam halk seviyor öyle ajitasyonu ama zenginin iflasını ben çok iyi biliyorum büyük bir yalından küçük bir yalıya taşınırsın. Zengin adam gidip iflas edince Gaziosmanpaşa’da yaşamıyor. Küçümsediğim için söylemiyorum kimse yanlış anlamasın ama öyle değil o işler. Daha küçültürsün hayatını… O dönem sözümü geçirememiştim ama Gaziosmanpaşa’da da güzel zaman geçirmiştim.”

“Benim hayattaki ana amacım keyif almaktır. Ben her zaman özgürlüğü seçtim, evime haciz de geldi borçlandım da…. Bir sürü hayalim var birçok şey yapak istiyorum. Ev temizlemeye bayılıyorum. Ayda bir temizlik için birisi gelir onun dışında temizliğimi kendim yapıyorum. Sekiz kedimiz var onların yemekleriyle başlıyorum, evi sil, süpür, Yemek yap bu şekilde geçiyor zaman…”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ