<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hastalıklar arşivleri - Kadınlar Sitesi</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarweb.com/category/saglik/hastaliklar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarweb.com/category/saglik/hastaliklar/</link>
	<description>kadın, moda, estetik, sağlık</description>
	<lastBuildDate>Thu, 13 Mar 2025 20:50:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Bir öpücük yüzünden kör oldu!</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/m-7/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2025 20:50:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne - Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=44745</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiltere&#8217;deki 2 yaşındaki Juwan, bir yakını tarafından öpüldükten sonra herpes simpleks adı verilen virüsü kaptı. Durumu fark eden ailesi Juwan&#8217;ı hemen doktora götürdü. Ancak doktor, kendilerine bir dizi antibiyotik vererek aileyi evlerine gönderdi. Aile gözdeki hasar büyüyünce bir terslik olduğunu farketti ve Juwan&#8217;ı başka bir doktora götürdü. GÖZÜNÜ KAYBETTİ Daily Mail&#8217;in haberine göre; virüs, gözünde [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/m-7/">Bir öpücük yüzünden kör oldu!</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-44746" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2025/03/fc.jpeg" alt="" width="460" height="340" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2025/03/fc.jpeg 460w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2025/03/fc-400x296.jpeg 400w" sizes="(max-width: 460px) 100vw, 460px" /></p>
<p>İngiltere&#8217;deki 2 yaşındaki Juwan, bir yakını tarafından öpüldükten sonra herpes simpleks adı verilen virüsü kaptı.</p>
<p>Durumu fark eden ailesi Juwan&#8217;ı hemen doktora götürdü. Ancak doktor, kendilerine bir dizi antibiyotik vererek aileyi evlerine gönderdi.</p>
<p>Aile gözdeki hasar büyüyünce bir terslik olduğunu farketti ve Juwan&#8217;ı başka bir doktora götürdü.</p>
<p><strong>GÖZÜNÜ KAYBETTİ</strong></p>
<p>Daily Mail&#8217;in haberine göre; virüs, gözünde kabarcık oluşmasına ve ardından korneasında 4 mm&#8217;lik bir delik açılmasına yol açmıştı. Bu yara enfeksiyonlara neden oldu ve doktorların tüm çabalarına rağmen göz tamamen işlevini yitirdi. Gözünü korumak için kapakları dikildi.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-44748" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2025/03/fc2-513x610.jpg" alt="" width="513" height="610" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2025/03/fc2-513x610.jpg 513w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2025/03/fc2-336x400.jpg 336w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2025/03/fc2.jpg 768w" sizes="(max-width: 513px) 100vw, 513px" /></p>
<p><strong>KORNEA NAKLİ YAPILABİLİR</strong></p>
<p>Aile şimdi, göz bebeği ile beyin arasındaki bağlantıyı yeniden sağlamak amacıyla bacağından göz yuvasına sinir nakli yapılması amacıyla yapılacak olan operasyonun başarılı olmasını umuyor.</p>
<p><strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></p>
<p>Sinir nakli başarılı olursa Juwan&#8217;ın görme yetisini geri kazandırabilecek kornea nakli yapılabilir. Ancak, görme yetisinin tamamen geri gelip gelmeyeceği belirsiz.</p>
<p><strong>ANNE AİLELERİ UYARDI</strong></p>
<p>Juwan’ın annesi, bebeklerin öpülmesinin ciddi sağlık riskleri taşıdığını söyledi.</p>
<p>Aile, Juwan’ın tedavi masrafları için bağış toplarken, diğer ebeveynleri de bu konuda bilinçlendirmek için uyarıda bulundu. Aile, &#8220;Bebeğinizi kimsenin öpmesine izin vermeyin. Küçük bir virüs, büyük travmalara yol açabilir.&#8221; diyerek ebeveynleri uyardı.</p>
<p>Aile, ameliyat masraflarını karşılayabilmek için bağış kampanyası başlattı.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/m-7/">Bir öpücük yüzünden kör oldu!</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>14 yaşındaki Enes&#8217;in büyük dramı&#8230; Her geçen gün ilerliyor! &#8216;Doktorlar ameliyata yanaşmıyor&#8217;</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/f-108/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2024 17:37:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=41426</guid>

					<description><![CDATA[<p>  Bebekken geçirdiği beyin kanaması sonrası yüzünde oluşan ve zaman içerisinde büyüyen kitle nedeniyle iki farklı yüzü varmış gibi görünen ve zor günler geçiren 14 yaşındaki Enes, büyüyünce doktor olarak kendisi gibi çocuklara yardım etmenin hayalini kuruyor. Rahatsızlığı nedeniyle bir gözünü de kaybeden Enes, tedavi olursa ilk olarak aynaya bakarak gülümseyeceğini söylüyor. Adana&#8217;nın Seyhan ilçesine [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/f-108/">14 yaşındaki Enes&#8217;in büyük dramı&#8230; Her geçen gün ilerliyor! &#8216;Doktorlar ameliyata yanaşmıyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3> <strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h3>
<h3>Bebekken geçirdiği beyin kanaması sonrası yüzünde oluşan ve zaman içerisinde büyüyen kitle nedeniyle iki farklı yüzü varmış gibi görünen ve zor günler geçiren 14 yaşındaki Enes, büyüyünce doktor olarak kendisi gibi çocuklara yardım etmenin hayalini kuruyor.</h3>
<h3><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-41428" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/07/ll2-610x457.webp" alt="" width="610" height="457" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/07/ll2-610x457.webp 610w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/07/ll2-400x300.webp 400w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/07/ll2-768x576.webp 768w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/07/ll2.webp 770w" sizes="(max-width: 610px) 100vw, 610px" /></h3>
<h3>Rahatsızlığı nedeniyle bir gözünü de kaybeden Enes, tedavi olursa ilk olarak aynaya bakarak gülümseyeceğini söylüyor.</h3>
<h3>Adana&#8217;nın Seyhan ilçesine bağlı Havuzlubahçe Mahallesi&#8217;nde yaşayan 6 çocuklu Bakır ailesinin en küçük çocuğu Enes, bebekliğinde beyin kanaması geçirdi. Geçirdiği beyin kanamasının ardından yüz bölgesinde kitle oluşmaya başlayan Enes&#8217;in yüzündeki kitle yıllar içinde büyüdü.</h3>
<h3>RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN</h3>

<a href='http://www.kadinlarweb.com/f-108/ll1-44/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/07/ll1-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinlarweb.com/f-108/ll2-40/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/07/ll2-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinlarweb.com/f-108/ll3-34/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/07/ll3-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinlarweb.com/f-108/ll4-28/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/07/ll4-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>

<h3>Milyonda bir ihtimal ile ortaya çıktığı belirtilen kitle nedeniyle bir gözünü de kaybeden 14 yaşındaki Enes, zor günler geçirmeye başladı. Diğer çocukların farklı bakışlarına maruz kaldığında kendisini kötü hisseden Enes, rahatsızlığı nedeniyle yüzünde oluşan kitle enfeksiyon kaptığında ise havale geçirerek halsiz kalıyor.</h3>
<h3> <strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h3>
<h3>Doktorların ameliyatının tehlikeli olduğu gerekçesi ile müdahaleye yanaşmadığı belirten babası Şeyhmus Bakır ise Enes&#8217;i bugüne dek birçok hastane ve doktora götürdüğünü ancak hala gerekli tedavinin bulunamadığını söyledi. Hastalığı tedavi edilirse okuyarak doktor olmak istediğini belirten 8. sınıf öğrencisi Enes, kendisi gibi hastalara ve küçük çocuklara yardım etmenin hayalini kuruyor.</h3>
<h3>&#8220;TEDAVİ OLURSAM İLK OLARAK AYNAYA BAKAR GÜLERİM&#8221;</h3>
<h3>Diğer insanlar gibi normal bir görünüme kavuşmanın hayalini kurduğunu anlatan Enes, &#8220;Tedavi olursam ilk olarak yüzüme bakarım, gülerim. Top oynarım, arkadaşlarımla oyun oynarım, okula giderim. Okuyarak, doktor olmak ve benim gibi insanlara, küçük çocuklara yardım etmek isterim. Herkese sesimi duyurmak isterim, yüzümü iyileştirin&#8221; dedi.</h3>
<h3> <strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h3>
<h3>Hastalığın bebeklik yıllarında başladığını belirten baba Şeyhmus Bakır ise, &#8220;Doğuştan bu yana beyninde bir leke vardı. Çeşitli hastanelere götürdük. Son geldiği durumda doktorlar ameliyata yanaşmıyorlar. Sürekli kontrol amaçlı gidip geliyoruz. Ancak yüzündeki şişlik devam ediyor. Önüne geçemiyoruz. Tedavisi devam ediyor ancak hiçbir doktor ameliyat ederek ya da başka bir biçimde tedavi etme şanslarının olmadığını söylüyor. Gittikçe büyüyen kitle nedeniyle çocuk ufak bir enfeksiyonda çocuk çok halsiz oluyor. Bazen havale geçiriyor. Ne yapacağımızı şaşırdık, Allah&#8217;tan umut kesilmez&#8221; şeklinde konuştu.</h3>
<h3>Farklı bakışların çocuğunun üzerinde baskı oluşturduğunu ve bu nedenle Enes&#8217;in kendisini toplumdan soyutladığının altını çizen Bakır, &#8220;Ufak çocuklar onu gördükleri zaman korkuyor. Oğlum da haliyle içine kapanıyor, dışarı çıkmak istemiyor. Arkadaşlarının içine girmek istemiyor, hor görülüyor. Götürdüğümüz bir prof. dr. bu hastalığın milyonda bir görüldüğünü söyledi. Bir Türkiye&#8217;de bir de Avrupa&#8217;da vaka olduğunu söylediler. Biz de artık bir şifa bekliyoruz&#8221; ifadelerine yer verdi.</h3>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/f-108/">14 yaşındaki Enes&#8217;in büyük dramı&#8230; Her geçen gün ilerliyor! &#8216;Doktorlar ameliyata yanaşmıyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tek başına ecza deposu: Akciğerleri temizliyor, öksürüğü kesiyor!</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/h-35/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Apr 2024 20:11:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=40806</guid>

					<description><![CDATA[<p>  Ayva, sağlık açısından oldukça faydalı bir meyve. Üstelik kendisi gibi ayvanın yaprağı da şifa dağıtıyor. Öksürüğe karşı doğal bir antibiyotik etkisi gösteren ayva yaprağının diğer faydaları da merak ediliyor. Bu yazıyı okuduktan sonra ayva yapraklarını asla çöpe atmayacaksınız! Sonbahar &#8211; kış mevsiminde market ya da pazar reyonlarında sıkça rastladığımız bir meyve olan ayvanın yaprakları [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/h-35/">Tek başına ecza deposu: Akciğerleri temizliyor, öksürüğü kesiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3> <strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h3>
<h3>Ayva, sağlık açısından oldukça faydalı bir meyve. Üstelik kendisi gibi ayvanın yaprağı da şifa dağıtıyor. Öksürüğe karşı doğal bir antibiyotik etkisi gösteren ayva yaprağının diğer faydaları da merak ediliyor. Bu yazıyı okuduktan sonra ayva yapraklarını asla çöpe atmayacaksınız!</h3>
<h3><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-40809" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n1-2-610x457.jpg" alt="" width="610" height="457" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n1-2-610x457.jpg 610w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n1-2-400x300.jpg 400w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n1-2.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 610px) 100vw, 610px" /><br />
Sonbahar &#8211; kış mevsiminde market ya da pazar reyonlarında sıkça rastladığımız bir meyve olan ayvanın yaprakları adeta ilaç deposu gibi… Ayvanın meyvesini tüketirken çoğunlukla kabuğunu soyuyor, yapraklarını da çöpe atıyoruz. Oysa ayva yaprakları ile çay yapılıp içildiğinde öksürüğü anında kesiyor. Ayva yaprağının faydalarından yararlanmak isteyenler ayva yaprağının faydaları nelerdir, ayva yaprağı ne işe yarar, ayva yaprağı çayının faydaları, ayva yaprağı nasıl demlenir gibi konuları Google’da sıklıkla arıyor. İşte ayva yaprağı hakkında merak edilenler…</h3>
<h3><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-40810" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n2-1-610x407.jpg" alt="" width="610" height="407" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n2-1-610x407.jpg 610w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n2-1-400x267.jpg 400w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n2-1.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 610px) 100vw, 610px" /></h3>
<h3>AYVA YAPRAĞININ FAYDALARI<br />
Ayva yaprağı faydaları ile bağışıklığı güçlendiriyor, vücudu hastalıktan koruyor. Soğuk algınlığı, grip gibi problemlere karşı da çare oluyor.<br />
Düzenli tüketildiğinde kansızlık problemini ortadan kaldırıyor. Demir eksikliği yaşıyorsanız ayva yaprağının çayını hazırlayıp içebilirsiniz.<br />
Ayva yaprağı cildi iyileştirecek kadar da etkili. Ayrıca ciltte kolajen akışını da iyileştirerek kırışıkları da önlüyor.</h3>
<h3> <strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong><br />
Çay olarak tüketilen ayva yaprağı, yüksek tansiyon problemi için de birebir. Kan şekerini de dengede tutan bu çay, ani acıkmaların da önüne geçiyor.<br />
Sindirim problemlerine karşı bitkisel bir çare olan ayva yaprağı çayı hazımsızlık ve kabızlık gibi sorunların giderilmesinde de etkili.</h3>
<h3>
Ayva yaprağı çayı doğal ağrı kesici özellik gösteriyor. İlaç kullanmadan ağrıları gidermek için ayva yaprağı çayı içerek kendinizi daha güçlü hissedebilirsiniz.<br />
Antioksidan özellik gösteren ayva yaprağı vücuda zarar veren maddeleri bünyeden kolayca uzaklaştırır. Ayrıca vücuttaki iltihapları da yok eder.<br />
Hafif ekşi tadıyla severek tüketilen ayvanın yaprağı çöpe atılamayacak kadar faydalı&#8230;</h3>
<h3><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-40811" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n3-610x407.jpg" alt="" width="610" height="407" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n3-610x407.jpg 610w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n3-400x267.jpg 400w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n3.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 610px) 100vw, 610px" /><br />
AYVA YAPRAĞI ÇAYI TARİFİ</h3>
<h3>Ayva yaprağı çayının faydalarından yararlanmak isteyenler ‘Ayva yaprağı çayı nasıl yapılır?’ , ‘Ayva yaprağı çayı nasıl demlenir’ gibi soruları sıklıkla arıyor. Aktarlarda da kolaylıkla bulunan ayva yaprağının çayını hazırlamak için bir demlikle su kaynatılır. İçine bir tutam ayva yaprağı eklenir. 5 dakika kısık ateşte kaynatılır ve demlenmeye bırakılır. Ilık bir şekilde isteğe bağlı olarak üzerine bir tatlı kaşığı bal eklenerek tüketilebilir.</h3>
<h3> <strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h3>
<h3><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-40812" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n4-610x457.jpg" alt="" width="610" height="457" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n4-610x457.jpg 610w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n4-400x300.jpg 400w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2024/04/n4.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 610px) 100vw, 610px" /></h3>
<h3>AYVA YAPRAĞI ÇAYI KİMLER İÇİN ZARARLI?</h3>
<h3>Fazla miktarda tüketilen ayva yaprağı çayı yarardan çok zarar getirebilir. Bu nedenle kronik hastalığa sahip olup ilaç kullananlar, hamilelik ve emzirme döneminde olan kadınlar, kolesterolü olanlar ve alerjik reaksiyonu bulunan kişiler ayva yaprağı çayını tüketmeden önce mutlaka bir uzmana danışmalıdır. Aksi takdirde sağlık açısından ciddi sorunlara yol açabilir.</h3>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/h-35/">Tek başına ecza deposu: Akciğerleri temizliyor, öksürüğü kesiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kedisi sürekli vücudundaki o bölgeye yatıyordu! Başta &#8216;kedi tırmığı&#8217; dediler&#8230; Gerçek böyle anlaşıldı &#8220;Bana böyle bir hayat şansı vereceğini bilmiyordum&#8221;</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/g-7/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Oct 2023 16:05:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç olaylar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=38883</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir&#8217;deki bir hastanede sağlık memuru olarak görev yapan 30 yaşındaki Seden Baş, &#8220;Şans&#8221; isimli kedisinden kaynaklandığını düşündüğü göğsündeki şişlik için başvurduğu hastanede meme kanseri olduğunu öğrenip aldığı tedaviyle hayata tutundu. Kedisinin sürekli, daha sonra tümör olduğu belirlenen sağ göğsüne yattığını dile getiren Baş, başta doktorlara gittiğinde kedi tırmığı olarak nitelenen bir hastalık olabileceğini söylediklerini belirtti. [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/g-7/">Kedisi sürekli vücudundaki o bölgeye yatıyordu! Başta &#8216;kedi tırmığı&#8217; dediler&#8230; Gerçek böyle anlaşıldı &#8220;Bana böyle bir hayat şansı vereceğini bilmiyordum&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h3>
<h3>İzmir&#8217;deki bir hastanede sağlık memuru olarak görev yapan 30 yaşındaki Seden Baş, &#8220;Şans&#8221; isimli kedisinden kaynaklandığını düşündüğü göğsündeki şişlik için başvurduğu hastanede meme kanseri olduğunu öğrenip aldığı tedaviyle hayata tutundu.</h3>
<h3><a href="http://www.kadinlarweb.com/g-7/l9-3/" rel="attachment wp-att-38892"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-38892" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2023/10/l9-610x419.webp" alt="" width="610" height="419" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2023/10/l9-610x419.webp 610w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2023/10/l9-400x275.webp 400w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2023/10/l9.webp 728w" sizes="auto, (max-width: 610px) 100vw, 610px" /></a></h3>
<h3>Kedisinin sürekli, daha sonra tümör olduğu belirlenen sağ göğsüne yattığını dile getiren Baş, başta doktorlara gittiğinde kedi tırmığı olarak nitelenen bir hastalık olabileceğini söylediklerini belirtti. Baş, &#8220;Şans benim gerçekten şansım oldu&#8221; dedi.</h3>
<h3>Seden Baş, 6 yıl önce sokaktaki bir manav tezgahının altında bulduğu yavru kediyi sahiplendi ve ona sıcak bir yuva sundu. &#8220;Şans&#8221; ismini verdiği kedisinin, 1 yıl önce sürekli sağ memesinin üstüne yatması veya atlaması nedeniyle oluştuğunu düşündüğü şişlik nedeniyle hastaneye başvuran Baş, yapılan tetkikler sonrası meme kanseri olduğunu öğrendi.</h3>
<h3>RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN</h3>

<a href='http://www.kadinlarweb.com/g-7/l1-31/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2023/10/l1-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinlarweb.com/g-7/l2-28/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2023/10/l2-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinlarweb.com/g-7/l3-25/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2023/10/l3-1-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinlarweb.com/g-7/l4-21/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2023/10/l4-1-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinlarweb.com/g-7/l5-17/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2023/10/l5-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinlarweb.com/g-7/l6-12/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2023/10/l6-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinlarweb.com/g-7/l7-10/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2023/10/l7-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinlarweb.com/g-7/l8-7/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2023/10/l8-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinlarweb.com/g-7/l9-3/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2023/10/l9-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>

<h3><strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h3>
<h3>Kemoterapi ve immünoterapi ile meme kanserini yenmeyi başaran Baş, tedavi sürecini sosyal medya hesabından takipçileriyle paylaşarak farkındalık oluşturuyor.</h3>
<h3>&#8220;ŞANS BENİM GERÇEKTEN ŞANSIM OLDU&#8221;<br />
Seden Baş, AA muhabirine, kedisi Şans&#8217;ın ona ikinci bir yaşam şansı verdiğine inandığını söyledi.</h3>
<h3>Şans&#8217;ın çok hırçın bir kedi olduğunu ve kimseye yaklaşmadığını anlatan Baş, &#8220;Anneleri ölmüş yavrulardan bir tanesini sahiplendim. Şu an 6 yaşında. Çok zor bir dönemden geçiyordum. Bana uğur getirmesini istediğim için ona Şans adını verdim. Bana böyle bir hayat şansı vereceğini asla bilmiyordum.&#8221; dedi.</h3>
<h3>Kedisi Şans&#8217;ın sürekli, daha sonra tümör olduğu belirlenen sağ göğsüne yattığını dile getiren Baş, şöyle devam etti:</h3>
<h3>&#8220;Şans oradaki tümörü bana haber verdi aslında. Geçen sene ekim ayında başladı ağrılarım. Doktorlara gittiğim zaman bu öyküyü anlattığımda kedi tırmığı olarak nitelenen bir hastalık olabileceğini söylediler. 3 ay zaman kaybettim. Ocak ayında evre 3 C meme kanseri tanısı aldım. Şans benim gerçekten şansım oldu. Adının karşılığını verdi. Hikayem böyle başladı.&#8221;</h3>
<h3><strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h3>
<h3>Kemoterapinin mayıs ayında tamamlandığını radyoterapinin de son dönemlerinde olduğunu söyleyen Baş, sağlığına kavuştuğu için çok mutlu olduğunu aktardı.</h3>
<h3>Seden Baş, hastalığı süresince Şans&#8217;ın hiç yanından ve göğsünden ayrılmadığını, tümörden kurtulunca kedisinin de normale döndüğünü ifade etti.</h3>
<h3>&#8220;ÜÇ GÜN ÇOK AĞLADIM&#8221;<br />
Hastalığı öğrendiğinde büyük üzüntü yaşadığını vurgulayan Baş, şöyle devam etti:</h3>
<h3>&#8220;Benim 3 günlük bir yas sürecim oldu. Gerçekten kolay bir kabulleniş süreci değil aslında. Eskiden insanların başına geldiği zaman &#8216;Nasıl kaldırıyorlar?&#8217; diyordum. Yani nasıl bunu atlatabiliyorlar? Böyle pozitif olabiliyorlar? Oluyormuş insan gerçekten. Üç gün çok ağladım. Dördüncü gün artık duyabileceğim her şeyi duyduktan sonra eski &#8216;Seden&#8217; oldum. Gülmemle tanınan bir insandım ve yine gülmeye başladım.&#8221;</h3>
<h3>İnsanlara moral vermeye başladığını belirten Baş, şöyle devam etti:</h3>
<h3>&#8220;Ben agresif bir tümöre sahiptim ve yaşım çok genç. İnsanlar beni gördükçe daha çok motive olmaya başladılar. O kadar güzel mesajlar alıyorum ki onlardan. Hasta yakınları bana ulaşıyorlar, moral olsun diye çocuklarına gösteriyorlar. Böyle bir kitleye ulaşabileceğim aslında hiç aklıma gelmemişti bu zamana kadar ama insanlara umut vermek güzel bir şey.&#8221;</h3>
<h3><strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h3>
<h3>&#8220;TÜMÖR BELİRTİLERİYLE BENZERLİK GÖSTERİYOR&#8221;<br />
Seden Baş&#8217;ın tedavi gördüğü Medicana Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülcan Bulut, halk arasında &#8220;kedi tırmığı&#8221; olarak bilinen bir hastalık olan &#8220;enfeksiyöz granülomatöz mastit&#8221; ile tümör belirtilerinin benzerlik gösterdiğini kaydetti.</h3>
<h3>Seden Baş için kanser tanısının biyopsiden sonra kesinleştiğini ifade eden Bulut, şöyle konuştu:</h3>
<h3>&#8220;Lenf bezleri pozitifti, lokal ileri dediğimiz bir aşamadaydı. Kemoterapi ve immünoterapi ile başladık tedavisine. Seden, güçlü bir kadın. Tedaviye de çok inandı. Gerçekten inanmak bu işin belki de en önemli kısımlarından biri. Bu hastalığı yenebileceğini, tedaviyle düzelebileceğine inandı. Kitlenin küçüldüğünü gördükçe daha da motive oldu açıkçası.&#8221;</h3>
<h3>Gülcan Bulut, meme kanseri konusunda özellikle kadınların dikkatli olmasını ve tarama yaptırmasını istedi. (AA)</h3>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/g-7/">Kedisi sürekli vücudundaki o bölgeye yatıyordu! Başta &#8216;kedi tırmığı&#8217; dediler&#8230; Gerçek böyle anlaşıldı &#8220;Bana böyle bir hayat şansı vereceğini bilmiyordum&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>300 binde bir görülen bir hastalıkla doğan Gökdeniz bebeğin hikayesini annesi anlattı: &#8216;Hayatımın en uzun 3 dakikasıydı&#8217;</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/pk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Apr 2022 08:52:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne - Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=36185</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gökdeniz bebek, nadir görülen Harlequin tipi iktiyozis hastalığı ile dünyaya geldi. Annesi onun minicik elini bile doğumdan ancak 21 gün sonra görebildi; aylarca öpüp koklayamadı, kucağına alamadı. Bugün Gökdeniz bebek bir yaşında. Annesi Ela Tuncer bir yıl boyunca yaşadıklarını hurriyet&#8217;e anlattı. Güzel ve sorunsuz bir hamilelik dönemi geçiren Ela Tuncer, her kontrole gittiğinde, doktoru bebeğinin [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/pk/">300 binde bir görülen bir hastalıkla doğan Gökdeniz bebeğin hikayesini annesi anlattı: &#8216;Hayatımın en uzun 3 dakikasıydı&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Gökdeniz bebek, nadir görülen Harlequin tipi iktiyozis hastalığı ile dünyaya geldi. Annesi onun minicik elini bile doğumdan ancak 21 gün sonra görebildi; aylarca öpüp koklayamadı, kucağına alamadı.</h2>
<h2><strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h2>
<h2>Bugün Gökdeniz bebek bir yaşında. Annesi Ela Tuncer bir yıl boyunca yaşadıklarını hurriyet&#8217;e anlattı.<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/pk/ik/" rel="attachment wp-att-36190"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-36190" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2022/04/ik-610x457.jpg" alt="" width="610" height="457" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2022/04/ik-610x457.jpg 610w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2022/04/ik-400x300.jpg 400w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2022/04/ik.jpg 647w" sizes="auto, (max-width: 610px) 100vw, 610px" /></a><br />
Güzel ve sorunsuz bir hamilelik dönemi geçiren Ela Tuncer, her kontrole gittiğinde, doktoru bebeğinin gayet sağlıklı olduğunu, büyümesinin normal ilerlediği söylüyordu. Bir erkek bebek bekliyordu fakat henüz ismine karar vermemişlerdi.</h2>
<h2>Doğumdan bir hafta önce doktoru ‘Bebeğin cinsiyetine kız mı demiştik?’ diye sordu, ardından cinsiyet konusunda yanıldığını ve bebeğin kız olduğunu söyledi. Tuncer, bir oğlu olacağını düşündüğü için tüm hazırlıklarını ona göre yapmıştı ama &#8220;Olsun benim kızım da mavi giyinsin, ne olur ki?&#8221; dedi ve doktoru ile birlikte gülüştüler.</h2>
<h2>Ve doğum günü geldi çattı. Tuncer o gün yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:</h2>
<h2>&#8220;Doğumu 3 dakikada gerçekleştirdik ama hayatımın en uzun 3 dakikasıydı. Bebeği doğumdan sonra bana vermediler. Bir terslik olduğunu düşündüm. Uzun süre bebeğimi göremeyince öldüğünü ve benden saklandığını düşündüm. Bebeğimi görmek istiyordum ama getirmiyorlardı. Her istediğimde sakinleşmem için iğne yapıyorlardı ve uyuyordum.”</h2>

<a href='http://www.kadinlarweb.com/pk/plo/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2022/04/plo-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinlarweb.com/pk/plo2/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2022/04/plo2-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinlarweb.com/pk/plo3/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2022/04/plo3-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinlarweb.com/pk/plo4/'><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2022/04/plo4-150x150.webp" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>

<h2>&#8216;BEBEĞİN CİNSİYETİ YOK, NE YAZALIM?&#8217;</h2>
<h2>Doktorlar da şaşkındı. Daha önce böyle bir vaka ile hiç karşılaşmamışlardı. Sadece ağzı ve burnu belirgin olan bebeğini ona hiç göstermemişlerdi bile… Bebeğin uzuvları gibi cinsel organı da deri tabakasıyla kaplı olduğundan cinsiyeti anlaşılmamıştı. Bu nedenle cinsiyetinin anne beyanına göre belirlenmesi gerekiyordu. Tuncer, doktorların son haftaya kadar erkek dediğini söyledi ve böylece kayıtlara erkek olarak geçti Gökdeniz bebek&#8230;</h2>
<h2><strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h2>
<h2>Hastalık deride olduğu için hamilelik döneminde asla belli olmuyordu. Sadece uzuvların gelişmesini engellediğinde ultrasonla görülüp tespit edilebiliyordu ancak bunların hiçbiri Gökdeniz bebekte saptanmamıştı.</h2>
<h2>‘DOKTORUMUZ BEBEĞİM SARSILMASIN DİYE KUVÖZE SARILMIŞ’</h2>
<h2>Doktorlardan biri bebeğin Uşak’tan İzmir, Ankara ya da Antalya’da bir hastaneye sevk edilmesi gerektiğini, sadece bu üç yerde bu konuda uzman doktorun olduğunu söyledi. Ela Tuncer ise bebeğini hiç görmese de ondan ayrılmak istemiyordu. Yavrusunun kendisinden ayrı ve başka bir şehirde tek başına olacağı fikri çok canını yakıyordu.</h2>
<h2>Doktor nihayet bebeği İzmir’e götüreceklerini söyledi ve nereye giderse gitsin bebeğiyle birlikte olacağına onu asla yalnız bırakmayacağına söz vererek Tuncer&#8217;i ikna etti.</h2>
<h2>Tuncer, doktorun bebeği ile birlikte yolculuğundan çok etkilendiğini belirterek yaşadığı duyguyu şu sözlerle dile getirdi.</h2>
<h2>“Gerçekten de dediği gibi yapmış, birlikte gitmişler. Sarsılıp düşmesin, bebeğime zarar gelmesin diye İzmir’e kadar kuvöze sarılarak götürmüş. Doktorla birlikte eniştem de İzmir’e gitti; doktorun azminin karşısında hayretler içinde kalmış.&#8221;</h2>
<h2>CİNSİYETİ BELLİ DEĞİL, İSMİ NE OLACAK?</h2>
<h2>Gökdeniz, İzmir’deki Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin ilk iktiyozis hastasıydı. Hastaneye götürülen bebeğin yanında annesi, babası ya da bir yakın akrabası olmadığı için doktorlar ailesinin Gökdeniz’i terk edeceğini düşünüyordu. Gökdeniz&#8217;in, İzmir’de hastaneye yatışının 7&#8217;inci gününde aile, bebeğin kimliğini çıkarmak için Nüfus Müdürlüğü’ne gitti.</h2>
<h2>Anne Ela Tuncer, o gün kendini çok kötü hissetti. Ne bebeğinin cinsiyetini biliyordu ne de hastalığı hakkında tam olarak bilgi sahibiydi. O gün yaşadığı duygu karmaşasını ve bebeğinin ismine karar verdiği o anları şöyle anlattı:</h2>
<h2><strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h2>
<h2>“Ortada bir cinsiyet olmadığından &#8216;İsmini ne koyacağım, ne yapacağım?&#8217; düşünceleri aklımdan geçiyordu. Ben o gün aklımı kaybettiğimi sandım. Nüfus Müdürlüğü&#8217;ne gittiğimde bebeğime koymak istediğim ismi bile unuttum. Hem kıza hem erkeğe uyacak bir isim düşünmeye başladım. Nüfus memurları, daha sonra ismi mahkemeyle değiştirebileceğimi söyledi. Bunları da duyunca daha da kötüleştim. Bebeğime Deniz ismini koydum. Önüne ise babam Gök ekledi, Gök Deniz olmasını söyledi. Uşak’ta mavi yerine gök deriz. Bebeğimin her şeyini de mavi ayarladığımız için bu ismi koymak istedik.”</h2>
<h2>&#8216;BEBEĞİMİ GÖRENE KADAR YAŞADIĞINA İNANMADIM&#8217;</h2>
<h2>“Her şey o kadar hızlı ilerledi ki, ben bebeğimin öldüğüne kendimi inandırdım ve görene kadar yaşadığına inanmadım” diyen Tuncer, bebeğinin neyi olduğunu uzun süre öğrenemedi.</h2>
<h2>Tuncer&#8217;in bir gün babasının uykusunda ‘Bacak yok’ diye bağırdığını işitti. Bebeğinin bacaksız olarak dünyaya geldiğini düşünüp, bunu internette araştırmaya başladı. Başka bir konuşmada da bebeğin derisiyle ilgili problem olduğunu duyan anne bu sefer de ‘derisiz bebek’ diye aramalar yapmaya başladı. Korkunç şeylerle karşılaştığı ve psikolojisi bozulduğu için ailesi sonunda telefonunu elinden aldı.</h2>
<h2>‘SADECE MİNİK ELİNİ GÖRDÜM, O BİLE YETTİ’</h2>
<h2>Doktorlar Gökdeniz’in çok özel bir çocuk olduğunu ve pandemiden dolayı onu göremeyeceklerini söylese de Ela Tuncer, 21&#8217;inci günde dayanamayıp İzmir’e gitti. Hastane görevlileri Tuncer&#8217;in ısrarına dayanamayıp çok kısa süre bebeğini görmesine izin verdiler ama üstünü bile açmadan. Tuncer, sadece örtünün dışına çıkan elini görebildi Gökdeniz&#8217;in ama o bile yetti. Bir umutla evine geri döndü.</h2>
<h2><strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h2>
<h2>‘İNSANA BİLE BENZEMİYOR, ALLAH SENİ KURTARMIŞ’</h2>
<h2>Ailesi, doğumda bebeğin fotoğraflarını çekmişti ama bunları Tuncer&#8217;e asla göstermemişlerdi. Birkaç gün sonra bebeğin fotoğrafını gören komşularından biri, &#8220;O ne biçim bir şey, insana bile benzemiyor. Allah seni kurtarmış&#8221; dedi. Bu sözlere çok üzülen Tuncer hayatının şokunu yaşadı. Maalesef insanlar çok acımasız ve düşüncesiz davranabiliyordu. Böyle hassas bir durumda olan anneye söylenmemesi gereken sözleri sarf eden komşusu yüzünden o gün verilen hiçbir ilaç onu sakinleştirmedi.</h2>
<h2>Bu olayın üzerine bebeğini tekrar görmek istedi. Hastaneye gittiğinde doktorlara, &#8220;Bana bir et parçası bile olsa verin, çocuğumu bağrıma basmadan bugün buradan ayrılmayacağım&#8221; dedi.</h2>
<h2>Hemen sterilize kıyafetler giyip bebeğinin yanına gitti. Sadece ona dokunmaması gerekiyordu. Gökdeniz’in üstünü açılar ve ilk defa bebeğini gördü.</h2>
<h2>ONA SESLENDİM VE İLK DEFA GÖZLERİNİ AÇTI</h2>
<h2>Tarifi zor bir duygu yoğunluğu yaşayan anne Ela Tuncer, onunla göz göze geldiği anları şu sözlerle dile getirdi:</h2>
<h2>“O gördüğüm en mükemmel çocuktu. Vücudundaki hiçbir yarayı görmedim, şimdi eski fotoğraflarına bakınca fark ediyorum. İnsanlar bana öyle şeyler söylediler ki ben kendimi en kötüye hazırlamıştım. İnsanlar bana kötülük yaparken, aslında iyilik yapmış. Gökdeniz’in yanına eğildim ve ona seslendim. O anda gözlerini açtı, doktorlar şaşkına döndü. Çünkü doktorlar gözü yok sanıyorlardı. Birden odaya 20 doktor geldi, şaşkınlıkla gözlerine bakıyorlardı.”</h2>
<h2>Enfeksiyona yatkın bir bebek olduğundan doktorlar bebeği annesine sık göstermek istemiyorlardı ama Tuncer bir hafta sonra dayanamayıp tekrar İzmir&#8217;e gitti. Gökdeniz’e camların arkasından seslenmeye başladı. Onun yanında olduğunu, onu bırakmadığını hissetmesini istiyordu. Annenin ısrarlarına dayanamayan doktorlar bebeğini tekrar görmesine izin verdi.</h2>
<h2><strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h2>
<h2>Gökdeniz artık izolasyondan çıkmıştı, diğer bebeklerin olduğu yerde yatıyordu. Ela Tuncer, onu böyle gördüğünde şaşkına döndü çünkü bebeği harika bir gelişme göstermişti. Gözleri normale dönmüştü, ağzı kapanıyordu, cildindeki plaklar azalmıştı. Bir hafta önce gördüğü Gökdeniz’le alakası yoktu. Doktorlar da ona “Annesinin geldiğini hissetti, 1 hafta içinde çok hızlı ilerleme kaydetti” dediklerinde mutluluğu tarif edilmezdi.</h2>
<h2>300 binde bir görülen bir hastalıkla doğan Gökdeniz bebeğin hikayesini annesi anlattı: Hayatımın en uzun 3 dakikasıydı<br />
12 gün sonra hastaneden telefon geldi ve artık anneli yatışa hazır oldukları söylendi. Tuncer nihayet 63&#8217;üncü günde çocuğunu besleyip, sevebiliyordu. Ancak aldığı kıyafetleri Gökdeniz’e giydirdiğinde, bebeğin vücudunda enfeksiyon oluştu ve yoğun bakıma alınması gerekti. Anne oğul eve birlikte altı ay sonra dönebildiler.</h2>
<h2>Gökdeniz, hâlâ kıyafet giyemiyor. Cildi çok hassas olduğu için ne zaman giyinse kanamaları oluyor. Tuncer bir hevesle sürekli kıyafet alıyor ama doktorlar ilk iki yıl kıyafet gerekmediğini söyledi.</h2>
<h2>Ela Tuncer, Gökdeniz&#8217;in cildine zarar vermeyen özel kumaşlardan kıyafetler diktirdi ve arada bu kıyafetleri bebeğine giydiriyor.</h2>
<h2>Hastalığa bağlı olarak bebeğin ateşi zaten yüksek, kıyafet giydirince daha da yükseliyor. Normal bebeklerde risk olan 38,5 derece Gökdeniz’in durumundaki bebekler için çok normal kabul ediliyor.</h2>
<h2><strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h2>
<h2>YATTIĞI ÖRTÜ BİLE GÜNDE 7 KEZ DEĞİŞİYOR</h2>
<h2>Gökdeniz’in yattığı örtünün kumaşı bile farklı olmalı. Bu örtünün günde en az 7 kez değiştirilmesi gerekiyor. Tuncer bir çarşafı 6 kere yıkayıp, 2 kere ütüleyip sterilize ediyor. Aldıkları oyuncağı bile Gökdeniz&#8217;e zarar verip vermeyeceğini bilmek için önceden denemeleri gerekiyor. Günün 24 saati Gökdeniz’in cildine bakım kremi sürülüyor. Günde 2 kere de diğer kremlerden takviye yapılıyor. Yani deyim yerindeyse kremlerle dolu bir hayat mücadelesi veriyorlar.</h2>
<h2>Gökdeniz’in vücudundaki kalın plakların yumuşaması için günde bir saat suda kalması gerekiyor. Ancak uzun süre suda durmak da cildi kurutuyor ve kanamaya yol açıyor. Bu sebeple duş yağları kullanıyorlar ve nemli haldeyken vücudun plak tabakasını soyuyorlar.</h2>
<h2>‘İNSANLAR BENİ GÖRÜNCE YOLLARINI DEĞİŞTİRİYOR’</h2>
<h2>Ela Tuncer bebeğinin zorlu bakım süreci ile ilgilenirken bir yandan da etrafındaki insanların ona karşı yaklaşımları ile mücadele etmek zorunda kaldı. Bu süreçte kendisinin hasta olduğunu düşünüp yolunu değiştirenler bile oldu.</h2>
<h2>“2021 yılında doğum yaptığımda doktorlar bile böyle bir bebekle ilk kez karşılaştıklarını söylüyordu. Daha sonra bu hastalığı taşıyan 4 çocuk daha doğdu. Bu çocukların dünyaya geldiğini duyduğumda neredeyse sevindim. Çünkü öncesinde kendimi yalnız hissediyordum. Bu sayede toplumun üzerimde kurmuş olduğu baskıdan kurtulmuştum. Bebeğimin hastalığının sebebi bilinmediği için benim hasta olduğum düşünülüyordu. Tam pandemi zamanına denk geldi ve insanlar beni görünce yollarını değiştiriyordu. Ben kendimi hastalıklı gibi hissediyordum” sözleriyle yaşadıklarını ifade etti Tuncer.</h2>
<h2>Kendisinden sonra ablası da doğum yaptı. Ablası, çok istemesine rağmen Gökdeniz&#8217;i emziremeyen Tuncer&#8217;in yeğenini emzirerek o duyguyu tatmasını istiyordu ama o, &#8220;Ya ben hastaysam&#8221; diye korkup yeğenini emzirmekten çekindi.</h2>
<h2><strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h2>
<h2>Tuncer, &#8220;Özel çocukların ailelerinin mutlaka psikolojik tedavi görmesi gerekir, çünkü çocuğunuzun size ihtiyacı olduğunu biliyor ve güçlü kalmaya çalışıyorsunuz” sözleriyle nasıl bir mücadele verdiğini gözler önüne serdi.</h2>
<h2>Ülkemizde iktiyozisli hastaların bir derneği yok. Hasta sayısı çok az ve hastalık pek fazla bilinmiyor. 90’ların unutulmaz şarkıcılarından Fulden Uras’ın kurucusu olduğu Kelebek Çocuklar Derneği ise bu hastalıktan mustarip çocuklara da kol kanat geriyor. Kurucu Uras, anneannesinin ölümünden sonra kendisini kelebek hastalığına sahip olan çocuklara yardım etmeye adamış. Uras, “Çocuklara özel destekte bulunduğumuzdan dolayı, iktiyozis hastası çocukların aileleri de bizim derneğimize başvuruyor. Kuruluş amacımız olan kelebek çocuklar önceliğimiz olsa da bu çocuklar için de dernek olarak elimizden geleni yapıyoruz” diyor.</h2>
<h2>Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, genetik bir hastalık olan Harlequin iktiyozisinin, iktiyoz adı verilen hastalık grubunun en şiddetli formu olduğunu belirtti.</h2>
<h2>Kutlubay, “Bu hastalık ABCA12 genindeki mutasyonlardan kaynaklanır ve bu mutasyona bağlı olarak cildin en dış tabakasındaki hücrelerde lipidlerin taşınması için gerekli bir protein yapı bozulur. Buna bağlı olarak deri aşırı kalınlaşır. Kuru kaba bir görünüm halini alır” ifadeleri ile hastalığı karakterize etti.</h2>
<h2>HER 500 KİŞİDEN BİRİNDE BU GEN VAR</h2>
<h2>Kutlubay, hastalığın tanısının çoğunlukla doğumdan sonra klinik muayene ile konulduğunun, anne karnında tanı koymanın zor olduğunun fakat doğumdan önce amniyosentez veya ileri düzey ultrason ile tespit edilebileceğinin altını çizdi.</h2>
<h2>Bu hastalığın ortaya çıkması için hem annenin hem de babanın taşıyıcı olması gerektiğini belirten Kutlubay, her 500 kişiden birinde bu bozukluğa yol açan bir gen olduğunu, birbiri ile akraba olmayan ve bu gene sahip iki kişinin bir araya gelme ihtimalinin ise 250 binde bir olduğunu ifade etti. Özetle hastalığın görülme ihtimali tahminen 300 bin doğumda 1.</h2>
<h2><strong><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-6372238941341666"
     crossorigin="anonymous"></script>
<!-- online -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="8046861287"
     data-ad-format="auto"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></h2>
<h2>Hastalığın tedavisi olmadığını, yapılan tedavilerin genellikle destekleyici nitelikte olduğunu da belirten Kutlubay, tedavi sürecini şu sözlerle anlattı.</h2>
<h2>“Deriyi sürekli nemli tutmak, kalın zırh gibi olan deriyi yumuşatmak gerekir. Bunlar arasında nemlendirici krem, antibiyotikler, vitamin A türevi ilaçlar kullanılır. Deri kuruduğu için çatlamaya ve kabuklanmaya meyillidir. Kuruluğu gidermek hastanın Yaşam kalitesini artırır. Deriden artmış sıvı kaybı, sıvı-elektrolit denge bozukluğuna neden olur. Isı regülasyonu yoktur. Hastalar vücuttaki su kaybından ve enfeksiyon riskinden korunmalıdır. Hastaların nemlendirilmesi de deri bariyerinin bozulmasını önleme açısından önemlidir. Bu hastalığın tedavisinde hem sürme pomad, krem, losyon gibi ilaçlar hem de ağızdan ilaçlar kullanılmaktadır. Hatta yara örtüsü, antibiyotikler kullanılmaktadır.”</h2>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/pk/">300 binde bir görülen bir hastalıkla doğan Gökdeniz bebeğin hikayesini annesi anlattı: &#8216;Hayatımın en uzun 3 dakikasıydı&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kabızlığa İyi Gelen Yiyecek ver İçecekler</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/kabizliga-iyi-gelen-yiyecek-ver-icecekler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yesil2]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2015 00:53:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=34324</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kabızlığa İyi Gelen Besinler Kabızlık korkulu rüyanız ise bu besinleri tüketerek kabızlıktan kurtulabilirsiniz. Kabızlık genellikle yetersiz veya yanlış beslenme sonucunda ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.. Yeri kadar su tüketmemek ve lif içeren gıdaları tüketmemek kabızlığa neden olur.. Su : Öncelikle su vücuda gereken minareleri sağlamanın yanı sıra bağırsakların çalışmasını sağlar, dışkıyı yumuşatan sıvıyı sağlar, sıvı içecek [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/kabizliga-iyi-gelen-yiyecek-ver-icecekler/">Kabızlığa İyi Gelen Yiyecek ver İçecekler</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kabızlığa İyi Gelen Besinler</strong></span><br />
Kabızlık korkulu rüyanız ise bu besinleri tüketerek kabızlıktan kurtulabilirsiniz.<br />
Kabızlık genellikle yetersiz veya yanlış beslenme sonucunda ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.. Yeri kadar su tüketmemek ve lif içeren gıdaları tüketmemek kabızlığa neden olur..<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Su :</strong> </span>Öncelikle su vücuda gereken minareleri sağlamanın yanı sıra bağırsakların çalışmasını sağlar, dışkıyı yumuşatan sıvıyı sağlar, sıvı içecek değil direk su tüketimini artırmalıyız..<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/su.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-34325" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/su.jpg" alt="su" width="600" height="450" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/su.jpg 600w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/su-400x300.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Kayısı :</strong></span> İçerdiği yüksek liflerden dolayı kuru kayısı süt ile kaynatılıp tüketilirse kabızlığa iyi gelir.<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/kayısı.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-34326" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/kayısı.jpeg" alt="kayısı" width="601" height="443" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/kayısı.jpeg 601w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/kayısı-400x295.jpeg 400w" sizes="auto, (max-width: 601px) 100vw, 601px" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>İncir :</strong></span> Kuru incir ve bunun gibi yüksek oranda life sahip meyveler, bağırsaktaki zehirli maddeleri atılmasında yardımcıdır.. Şeker hastalarının şeker içerdiğinden dolayı tüketirken dikkatli olmalıdırlar.<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/incir.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-34327" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/incir.jpeg" alt="incir" width="601" height="434" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/incir.jpeg 601w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/incir-400x289.jpeg 400w" sizes="auto, (max-width: 601px) 100vw, 601px" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Zeytinyağı :</strong></span> Zeytinyağı tükettiğimizde hazmı kolay olacağından kabızlığa iyi gelir ve besinlerin bağırsaklar tarafından hızlı ve iyi bir şekilde emilmesine yardımcı olur&#8230;<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/zeytinyağı.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-34328" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/zeytinyağı.jpeg" alt="zeytinyağı" width="600" height="428" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/zeytinyağı.jpeg 600w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/zeytinyağı-400x285.jpeg 400w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Pırasa :</strong></span> Zeytinyağlı pırasa yemeği, bağırsak dengesini düzene sokar ve kabızlığa iyi gelir.. Pırasa yemeğinin içine genelde pirinç atarız ama bu yemeğin içine pirinç konulmaması önerilir..<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/pırasa.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-34329" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/pırasa.jpeg" alt="pırasa" width="600" height="428" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/pırasa.jpeg 600w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/pırasa-400x285.jpeg 400w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Üzüm :</strong> </span>Üzüm, kabukları ve çekirdekleriyle birlikte tüketildiğinde veya hoşaf olarak içildiğinde kabızlığa iyi gelmesiyle bilinir. Bağırsakları rahatlatır. Ancak yüksek şeker içerdiğinden diyabetlilerin dikkatli olması gerekmektedir.<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/kuru-üzüm.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-34330" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/kuru-üzüm.jpeg" alt="kuru üzüm" width="600" height="427" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/kuru-üzüm.jpeg 600w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/kuru-üzüm-400x285.jpeg 400w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Meyve ve Meyve Suları :</strong> </span>Kuru erik, kuru üzüm olmak üzere kurutulmuş tüm meyveler, besin lifi içerdiklerinden dolayı kabızlığı engellemeye yardımcı olurlar.. Taze sıkılmış meyve suları da iyi gelecektir ama asitli olduklarından dikkatli tüketilmelidir..<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/meyve-ve-meyve-suları.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-34331" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/meyve-ve-meyve-suları.jpg" alt="meyve ve meyve suları" width="600" height="371" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/meyve-ve-meyve-suları.jpg 600w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/meyve-ve-meyve-suları-400x247.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Fasulye ve Baklagiller :</strong></span> Lifli yiyecekler bakımından zengin baklagillerde kabızlığa iyi gelir yalnız fazla tüketilmesi durumunda gaz ve şişkinlik yapacağından günlük beslenme öğünlerinize az miktarlarda fasulye, barbunya ve nohut ekleyebilirsiniz..<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/bakla-ve-baklagiller.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-34332" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/bakla-ve-baklagiller.jpg" alt="legumes and cereals" width="600" height="450" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/bakla-ve-baklagiller.jpg 600w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/bakla-ve-baklagiller-400x300.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Lifli Sebzeler :</strong> </span>Koyu yeşil yapraklı sebzelerden hazırlanan salatalar sindirim sistemini çalıştıracaktır..<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/lifli-sebzeler.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-34333" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/lifli-sebzeler.jpg" alt="lifli sebzeler" width="600" height="410" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/lifli-sebzeler.jpg 600w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/lifli-sebzeler-400x273.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Tahıllar :</strong></span> Kepekli tahıllar sindirim sistemine yardımcı olarak kabızlığa iyi gelir..</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/tahıllı-ekmekler.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-34334" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/tahıllı-ekmekler.jpg" alt="tahıllı ekmekler" width="563" height="350" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/tahıllı-ekmekler.jpg 563w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/tahıllı-ekmekler-400x249.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 563px) 100vw, 563px" /></a><br />
Kronik olarak devam eden bir kabızlığınız varsa eğer bir hekime mutlaka başvurmalısınız.</p>
<p>Sindirime yardımcı olarak kullanabileceğiniz besinlerden bir kaçı da aşağıda sıralanmıştır..<br />
• Erik<br />
• Armut<br />
• Elma da kabızlığa iyi gelen meyvelerdendir..<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/eril-armur-elma.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-34335" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/eril-armur-elma.jpg" alt="eril armur elma" width="640" height="360" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/eril-armur-elma.jpg 640w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/eril-armur-elma-400x225.jpg 400w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/eril-armur-elma-610x343.jpg 610w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/eril-armur-elma-72x41.jpg 72w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2015/04/eril-armur-elma-104x60.jpg 104w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/kabizliga-iyi-gelen-yiyecek-ver-icecekler/">Kabızlığa İyi Gelen Yiyecek ver İçecekler</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Varis Tedavisi</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/varis-tedavisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Sep 2011 00:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26490</guid>

					<description><![CDATA[<p>Varis ve varis öncüleri: Bacaklarında, varis öncüsü diyebileceğimzi incecik toplar damarlar ağını keşfeden genç kadının, umumiyetle saçlarındaki ilk ak teli gördüğü zamanki gibi canı sıkılır&#8230; Toplar daamrlardaki kan akımının bir yetersizliğinden ileri gelen bu hal, sahiden de sağlığa olduğu kadar güzelliğe de zararlı iri varis salkımları halini alabilir. Bu toplar damarlar hastalığının her safhası için [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/varis-tedavisi/">Varis Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Varis ve varis öncüleri:</strong></span><br />
Bacaklarında, varis öncüsü diyebileceğimzi incecik toplar damarlar ağını keşfeden genç <a title="kadın" href="http://www.kadinlarweb.com">kadın</a>ın, umumiyetle saçlarındaki ilk ak teli gördüğü zamanki gibi canı sıkılır&#8230; Toplar daamrlardaki kan akımının bir yetersizliğinden ileri gelen bu hal, sahiden de sağlığa olduğu kadar güzelliğe de zararlı iri varis salkımları halini alabilir. Bu toplar damarlar hastalığının her safhası için tedaviler mevcuttur; esasen ancak vaktinde yapılacak bir müdahale, ağır ağır gelişen hastalığın önü­ne geçecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilindiği üzere, toplar damarlar, kanı, vücudun muhtelif kısımlarından kalbe taşırlar. Dolayısıyla bacak toplar damar­larında kan ayaklardan leğen nahiyesine doğru çıkar. Yer çekimi kanunlarını yenen bu çıkış, toplar damarların içindeki kat kat kapakçıkların sayesinde mümkün olur. Kan, bunların arasından geçerek aşağıdan yukarıya doğru yolculuk eder; ka­pakçıklar, kanın, yer çekiminin gerektirdiği gibi, yukarıdan aşağıya akmasına engel olurlar. <a title="sağlık" href="http://www.kadinlarweb.com/category/saglik/">Sağlık</a>lı toplar damarlardaki ka­pakçıklarda hiçbir tersine sızıntı olmaz. Fakat bir hastalıktan, bazı yorgunluklardan, bir yöndeki devamlı gayretlerden ve bazı <a title="gebelik" href="http://www.kadinlarweb.com/category/saglik/gebelik/">hamilelik</a>lerden sonra, bacak toplar damarları genişleyebilir; o zaman damar cidarlariyle birleşmeyen kapakçıklar görevlerini yapamaz hale gelirler. Kendi ağırlığının tesiriyle yukarıdan aşağıya sızan kan da aksi yöne çıkması gereken normal kan sütununa karşı koyar. O zaman bacakların bütün kan akımı allak bullak olur: atar damar kanı yine kalpten ayaklara doğru iner, fakat kapakçıların zaptedemediği top­lar damar kanı da aşağıya çöker. Bu durumda ayak bileği nahiyesinde bir tıkanma olur ve dönüş kan akımı, derinin elti yerine, kasların içinde ilerleyen derindeki toplar damar­lar yoluna sapmak zorunda kalır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kapakçıklar işe yaramaz hale gelince, artık geriye dönüş yoktur: Varisler, aksi yönde akıma meydan veren toplar da­marları üzerinde sayıca ve hacimce çoğalırlar.<br />
Derindeki toplar damarların kendilerinden beklenen gö­revi yapabileceklerine kanaat getirdikten sonra, varisleri yok etmek en doğrusudur.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-26491" title="varis" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/09/varis.jpg" alt="" width="320" height="240" />VARİSE EĞİLİMİ OLANLARDA «ZEMİNİ» TEDAVİ ETMEK :</strong></span> Genel sağlık kuralları malûmdur. Ayak bileğini, butu veya baldırı herhangi bir noktasından sıkan elâstikî olan veya ol­mayan bütün bağlar yasaktır. Uzun zaman ayakta durmaktan da kaçınmalıdır. Buna karşılık yürümek, kan akımına yardım­cı olan faydalı bir egzersizdir; fakat yorgunluk da doğru de­ğildir. Tavsiye edilecek sporlar, dikey durumda durup gayret göstermeyi gerektirmeyenlerdir: yüzmek ve kürek çekmek gibi. Oturarak veya yatarak dinlenirken, yer çekiminin tahrip etti­ği o meşhur kapakçıkları korumak için bacakları yükseğe kal­dırmaktan fayda vardır. Bacakların derisi de korunmalıdır. Fazla soğuk veya fazla sıcak banyolar, uzun güneş banyoları, aşağıdan yukarıya doğru masajlar, kaçınılacak durumlar arasındadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kan hücumuna sebep olan şarap, alkol, kahve, baharat gibi maddeler gıda listesinden çıkarılmalı; şişmanlık, toplar damar sistemi için bir tehlike olduğuna göre, kiloya dikkat et­melidir.<br />
Özel çoraplarla elâstikî sargılar, genişleyen toplar da­marlarını yasıltır ve yerlerinde kaldıkları müddetçe doğru yöndeki kan akımına yardımcı olurlar. Fakat bu geçici bir tedavi şeklidir.<br />
Varislerle öncü varislerin kesin tedavisi mevzu müdaha­ledir. Ehil eller tarafından yapılan, hafif temas şeklindeki ma­sajların faydalı olmasına mukabil, beceriksiz eller tarafından yapıldığı takdirde masajın sathi filebitlere yol açabileceğini belirtmeden geçmeyelim.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>DİREKT TEDAVİ, HASTA TOPLAR DAMARLARI TIKAR VEVA YOK EDER</strong></span><br />
İçinde kanın ters yönde aktığı büyük veya küçük toplar damar işe yaramadıktan başka zararlıdır, bu yüzden de çalı­şamaz hale getirilmesi lâzımdır. Varisler önemli olduğu veya bünye bunlara tahammül edemediği zaman, en kestirme yol cerrahidir. Bu takdirde va­risli toplar damarların bütünü çıkarılır. Toplar damarlardaki genişleme ince bir iğnenin nüfuzu­na imkân verdiği takdirde, özel enjeksiyonlara başvurulur. Bunlardan gaye, varisin cidarlarını sertleştirmek ve hasta damarı birkaç santim boyunca tıkamaktır. Acı vermeyen bu işlem, hastanın yatmasını ve işinden olmasını gerektirmez, Tek sıkıcı tarafı, varisler genişçe bir sahaya yayılmış bulun­duğu takdirde, enjeksiyonları tekrar etmek lüzumudur. Öncü varisler de bu tip enjeksiyonlarla tedavi edilebilir­ler. Fazla ince oldukları takdirde ise, uzun süreli bir teknik: elektrokoagülasyon&#8221;a başvurulur. Bu tedavide, bir elektrik akımı geçirmek suretiyle kılcal damarlar milimetre milimetre tıkanır</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/varis-tedavisi/">Varis Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epilepsi hastalığı ve tedavisi hakkında tüm merak edilenler</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/epilepsi-hastaligi-ve-tedavisi-hakkinda-tum-merak-edilenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gulsah]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Jul 2011 12:05:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26241</guid>

					<description><![CDATA[<p>Epilepsi nedir? Beyin hücrelerinde meydana gelen ani deşarjlara bağlı olara ortaya çıkan epileptik nöbet diye tanımlanan ve halk arasında sara hastalığı olarak tabir edilen hastalıktır. Epilepsi hastalığının görülme sıklığı nedir? Epilepsi hastalığı hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilen ve genelde her 100 kişiden 1 kişide rastlanabilen bir hastalıktır. Epilepsi hastalığının nedenleri nelerdir? Epilepsi hastalığının net [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/epilepsi-hastaligi-ve-tedavisi-hakkinda-tum-merak-edilenler/">Epilepsi hastalığı ve tedavisi hakkında tüm merak edilenler</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Epilepsi nedir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Beyin hücrelerinde meydana gelen ani deşarjlara bağlı olara ortaya çıkan epileptik nöbet diye tanımlanan ve halk arasında sara hastalığı olarak tabir edilen hastalıktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Epilepsi hastalığının görülme sıklığı nedir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Epilepsi hastalığı hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilen ve genelde her 100 kişiden 1 kişide rastlanabilen bir hastalıktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Epilepsi hastalığının nedenleri nelerdir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Epilepsi hastalığının net bir sebebi bulunmamakla birlikte, hamilelik döneminde ortaya çıkan beyin gelişme sorunları, menenjit hastalığı, beyinde meydana gelen enfeksiyonlar, zehirlenmeler, beyin tümörleri, kafaya gelen ağır darbeler epilepsi nöbetlerine sebep olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-26242" title="epilepsi" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/07/epilepsi.jpg" alt="" width="341" height="321" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Epilepsi hastalığı kişinin yaşamına engel midir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Epilepsi nöbeti, yaşayan kişiye çok uzun süre devam ediyormuş gibi gelse de ortalama 1 ila 3 dakika kadar sürer. Epilepsi hastalığı bulaşıcı bir hastalık olmadığı için, kişi epilepsi hastası olduğunu çevresindeki kişilerden saklamasına gerek yoktur. Hatta yakınların bu konuda bilgi sahibi olması hasta açısından daha da faydalıdır ki epilepsi nöbeti esnasında yardımcı olabilirler. Epilepsi hastaları, hastalıklarının bilincinde olduklarında ve kontrol edebildiklerinde normal sosyal hayatlarında, iş hayatlarına aktif olarak devam edebilirler. Epilepsi hastası kişiler evlenebilir hatta planlı gebelik yöntemi ile doktor kontrolü gözetiminde çocuk sahibi olabilirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Epilepsi hastalığının teşhisi nasıl konulur?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Epilepsi hastalığını tespiti için en önemli detay, epilepsi nöbetini yaşayan kişinin doktoruna yaşadıklarını anlatmasıdır. Bunun yanında epilepsi nöbeti geçiren kişinin videosunu çekerek doktora göstermek çok epilepsi hastalığının tespiti için çok faydalı olur. Epilepsi hastasına genel fizik muayenesi ve nörolojik muayene yapıldıktan sonra laboratuar testleri, EEG testleri yapılır. Bunun yanında beyin tomografisi ve MRI testleri de epilepsi nöbetlerinin sebeplerin tespiti için faydalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Epilepsi hastalığının tedavisi</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Epilepsi hastalığı, ilaçlı tedavi yöntemi veya cerrahi yöntem ile tedavi edilerek kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Epilepsi hastası, doktorunun tavsiye ettiği ilaçları düzenli kullandığı takdirde aktif iş hayatına ve sosyal hayatına devam edebilir. Epilepsi ilaçları, kesinlikle doktor tarafından hastanın durumuna göre verilen ilaçlardır. Bu sebeple asla bilinçsizce ilaçlar kullanarak epilepsi tedavisi yoluna gidilmemelidir. Şayet epilepsi tedavi yöntemi ile hasta birkaç yıl epilepsi nöbeti geçirmezse, ilacın dozajını doktor azaltma yoluna gidilebilir. Bu esnada nöbetler tekrar etmezse, ilaç tedavisi kesilebilir. Ancak epilepsi tekrar ederse ilaç tedavisine tekrar başlanır. İlaç tedavisinin yanında, cerrahi yöntemle de epilepsi hastalığının tedavisi yapılabilir. Son zamanlarda geliştirilen ve halk arasında pil tedavisi diye tabir edilen, tıbbi olarak vagal sinir stimulasyonu olarak tanımlanan cerrahi yöntem uygulanır. Hastaya ufak bir operasyonla boyun sinirine iki kablo ve sol göğsünün üstüne uyarıcı bir tür cihaz konulur. Epilepsi hastası nöbet geçireceğini anladığı an kendisine verilen özel mıknatısı uyarıcı cihazın üzerine yaklaştırır ve böylece uyarımı harekete geçirerek, epilepsi nöbetini önler. Son derece faydalı olan bu yöntem, maddi açıdan oldukça külfetti sayılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Epilepsi hastasının bilmesi gereken önemli detaylar</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Epilepsi hastası, günde en az 8 saat gece uykusunu almalıdır.<br />
Çay, kahve, kola gibi kafein ve asiti yüksek olan içeceklerden çok fazla tüketmemelidir.<br />
Televizyon ve bilgisayar kesinlikle uzun süreli ve yakından kullanılmamalıdır.<br />
Aşırı efor sarf edilmesi gereken bazı sporlardan uzak durulmalıdır.<br />
Açlık hissi oluşumuna müsaade edilmemelidir.<br />
Epilepsi nöbetleri henüz kontrol alınmadıysa, motorlu taşıtlar kullanmaktan uzak durulmalıdır.<br />
Stresli yaşam tarzından uzak durulmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Epilepsi nöbeti geçiren hastaya nasıl yardımcı olunur?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Epilepsi nöbeti geçiren hastayı, başı ve vücudu yan gelecek şekilde yatırın. Düşme esnasında özellikle başını yaralamasını önleyin. Yakasını açarak rahat nefes almasını sağlayın. Doktoruna epilepsi nöbeti esnasında neler yaşadığını detaylı anlatın. Hastaya nöbetten çıkması için asla tokat atma, su dökme gibi davranışlarda bulunmayın.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/epilepsi-hastaligi-ve-tedavisi-hakkinda-tum-merak-edilenler/">Epilepsi hastalığı ve tedavisi hakkında tüm merak edilenler</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıl dönmesi hastalığı ve ameliyatı hakkında genel bilgiler</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/kil-donmesi-hastaligi-ve-ameliyati-hakkinda-genel-bilgiler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gulsah]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Jul 2011 14:05:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26244</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kıl dönmesi nedir? Kıl dönmesi hastalığı, ciltte kendiliğinden oluşmuş delikçiklerden, kıl, tüy hatta elbise tozu gibi cisimlerin geçerek cildin altına yumak halinde birikmesine denir. Cilt de meydana gelen bu deliğin oluşum sebebi tam olarak bilinmese de genel kanı, kılın kalça bölgesinde sürtünme yoluyla dönerek cildi deldiği yönündedir. Kıl dönmesi hastalığının meydana gelmesi sadece birkaç kıl [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/kil-donmesi-hastaligi-ve-ameliyati-hakkinda-genel-bilgiler/">Kıl dönmesi hastalığı ve ameliyatı hakkında genel bilgiler</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kıl dönmesi nedir?</strong></span></p>
<p>Kıl dönmesi hastalığı, ciltte kendiliğinden oluşmuş delikçiklerden, kıl, tüy hatta elbise tozu gibi cisimlerin geçerek cildin altına yumak halinde birikmesine denir. Cilt de meydana gelen bu deliğin oluşum sebebi tam olarak bilinmese de genel kanı, kılın kalça bölgesinde sürtünme yoluyla dönerek cildi deldiği yönündedir. Kıl dönmesi hastalığının meydana gelmesi sadece birkaç kıl yeterli olurken, bazen de binlerce kıl birikerek hastalığı meydana getirebilir. Cildin altında dokunun içine girerek biriken bu kılların çevresi ince bir zarla kaplanarak sinüs biçimini alır. Kıl dönmesi tedavisi uygulanırken işte bu söz konusu sinüs ve içeriğinin tamamen alınması gerekir.<br />
İnsan bedeni yapı itibariyle ortalama 30 yaşına kadar kalça bölgesindeki cilt yapısı oldukça incedir. Bu sebeple kıl dönmesinin kalça bölgesinde çok sık yaşandığı görülür. Bunun yanında kıl dönmesine sebep olan kılların, genel olarak vücudun sırt bölgesinden, ense bölgesinden düşen kıllardan olduğu saptanmıştır. Aşırı kilolu insanlarda kalça yapısının da etkisi ile kıl dönmesi vakalarının daha çok yaşandığı görülür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kıl dönmesi belirtileri nelerdir?</strong></span></p>
<p>Kıl dönmesi hastalığı, çoğu zaman net belirtiler vermediği için hasta, uzun müddet kıl dönmesi hastalığının tedavisini geciktirir. Kıl dönmesi ilk evrelerinde doku içinde var olan kılların sayı bakımından az olması yüzünden 1–2 cm yer kaplayan ve orta derecede ağrı hissedilen ve az derecede şişlik görülen belirtiler sergiler. Durum daha ileri safhada ise, kuyruk sokumu cilt bölgesinde birkaç yerde kılların biriktiği görülür. Kıl dönmesinin olduğu bölgede zaman zaman iltihaplı akıntılar gözlenir. Hasta hafifi ağrı hissettiği sırada, iç çamaşırının kıl dönmesi iltihabının akması sebebiyle kirlendiği görür. Kıl dönmesi enfeksiyonunda apse meydana geldiğinde, hasta şiddetli ağrılar çekmeye, yüksek ateş ve titreme gibi şikâyetlerde bulunmaya başlar. Bu durumda kıl dönmesine acil müdahale edilmelidir. Yapılan kıl dönmesi müdahalesinin ardından, apsenin boşattığı alanda kalan delikten uzun bir süre daha akıntı, iltihap devam edebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kıl dönmesi çeşitleri nelerdir?</strong></span></p>
<p>Kıl dönmesi hastalığı genel olarak kuyruk sokumunda görülürken, ender olarak da göbek bölgesinde görülebilir. Kıl dönmesi hastalığı ile batık sorunu halk arasında sık sık karıştırılmaktadır. Ancak kıl dönmesi ve batık sorununun hem sebepleri hem de tedavi yöntemi tamamen farklıdır. Kıl dönmesinde kıllar dışarıdan bölgeye gelip, cilt altına girerken, batık sorununda ise mevcut bölgedeki kıllar çıkış yönünü değiştirerek doku içinde döne döne büyüyerek meydana gelir. Doğal olarak da kıl dönmesinde canlı kıl kökü bulunamazken, batık sorununda canlı kıl kökü vardır. Kıl dönmesi tedavisinde kıl yumağı alınırken, batık tedavisinde kıl kökünün yakılma suretiyle tamamen yok edilmesi gerekir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-26245" title="kıl dönmesi" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/07/kil-donmesi-150x150.jpg" alt="" width="308" height="224" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kıl dönmesi hastalığından korunmak için neler yapılabilir?</strong></span></p>
<p>Kıl dönmesi sorunu yaşamak istemiyorsanız dikkat etmeniz gereken birkaç konu vardır:<br />
Kıl dönmesi olan bölgenin hijenine özen gösterilmelidir. Zira kıl dönmesi ameliyatı olduktan 4–5 yıl içinde tekrar hastalığın nüksetme riski vardır.<br />
Her banyo yapıldığından kuyruk sokumu bölgesi, basınçlı su yardımıyla, lifle iyice keselenmelidir.<br />
Tuvalet esnasında, kuyruk sokumu bölgesi mutlaka taharetlenmelidir.<br />
Sabah akşam veya elbise, iç çamaşırı değişimlerinde, kalçaların arası kuru bir havlu veya kuru bir bezle silinerek olası kıl düşmelerinden arındırılmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kıl dönmesi ameliyatı nasıl olur?</strong></span></p>
<p>Kıl dönmesi ameliyatı, uzun yıllardan beri uygulanan ve başarılı sonuçlar veren bir tedavi yöntemidir. Kıl dönmesi ameliyatında, kıl yumağı çıkarılır ve meydana gelen açıklık giderilmek için cilt uçları bir araya gelecek şekilde kalın ameliyat ipleri ile dikilir. Gerekli olan pansumanlar yapıldıktan sonra ortalama 12–15 gün sonrasında ameliyat dikişleri alınır. Kıl dönmesi ameliyat süresi ortalama yarım saattir ve narkoz verilerek yapılır. Hasta ameliyat sonrası 2 hafta kadar yüz üstü yatarak dinlenmesi gerekir. Kıl dönmesi ameliyatının ardından hasta ağrı hissetse de gün geçtikçe ağrı azalır.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/kil-donmesi-hastaligi-ve-ameliyati-hakkinda-genel-bilgiler/">Kıl dönmesi hastalığı ve ameliyatı hakkında genel bilgiler</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklar ne zaman diş çıkarır?Belirtileri nelerdir?</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/cocuklar-ne-zaman-cikarirbelirtileri-nelerdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sibel]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 May 2011 17:32:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=23408</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklar ne zaman diş çıkarır? Çocuklar dişlerini genellikle dişlerini 6-8 aylıkken çıkarmaya başlarlar.Kimi çocuklarda 3 aylıkken yada daha geç bir zaman sarkar bu.Çocukların diş çıkarma zamanları genellikle anne- babalarınınkine benzer şekilde çıkar.Diş çıkarma zamanında çocuklarımızı takip etmeli onların ne gibi huzursuzlukları oldularını öğrenmeliyiz.Bunları öğrendikten sonra da ona göre hareket etmeliyiz. Diş çıkarırken çocuklar nasıl olurlar? [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/cocuklar-ne-zaman-cikarirbelirtileri-nelerdir/">Çocuklar ne zaman diş çıkarır?Belirtileri nelerdir?</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocuklar ne zaman diş çıkarır?</strong><br />
Çocuklar dişlerini genellikle dişlerini 6-8 aylıkken çıkarmaya başlarlar.Kimi çocuklarda 3 aylıkken yada daha geç bir zaman sarkar bu.Çocukların diş çıkarma zamanları genellikle anne- babalarınınkine benzer şekilde çıkar.Diş çıkarma zamanında çocuklarımızı takip etmeli onların ne gibi huzursuzlukları oldularını öğrenmeliyiz.Bunları öğrendikten sonra da ona göre hareket etmeliyiz.</p>
<p><strong>Diş çıkarırken çocuklar nasıl olurlar?</strong><br />
Diş çıkarma zamanlarında çocuklar ço huzursuz ve çeşitli sendromlar yaşarlar.Bunları tek tek açıklamalı olarak da sıralayabiliriz .</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/cocuklar-ne-zaman-cikarirbelirtileri-nelerdir/dis-cikarma-zamani/" rel="attachment wp-att-23409"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-23409" title="diş çıkarma zamanı" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/05/dis-cıkarma-zamani.jpeg" alt="" width="320" height="240" /></a><strong>Salya akıtmak:</strong>Kimi çocuklarda bazen diş çıkarma zamanları olmasada salyalarını akıtırlar.Bu diş çıkarma zamanlarına gelincede çocuklara göre değişkenlik gösterip çoğalabilirde.Salya akıtma sadece ön dişlerini çıkartırken de ayrıca daha çok çoğalır.</p>
<p><strong>Yüzde veya çenede kızarıklık:</strong>Salyasını bol akıtan çocuklar çenede ve ağız kısmında tahrişler meydana gelmekte.Bu tahrişler sonucunda kızarıklıklar ve çatlaklar meydana gelmekte.Bunları önlemek içinde gün boyunca bebeğimizin ağzını yüzünü nazikçe ve narin şeylerle silmeliyiz.Yatarkende salyasının aktığı yere bir ufak çarşaf veya havlu parçası koymalıyız</p>
<p><strong>Öksürük:</strong>Salyanın aktığı zaman döşü fazla ıslandığında kimi zaman bu çocukların üşütüp hafif öksürmelerine neden olur.Bu zaman içinde olan öksürüğü pek önemsememeliyiz.Bazen bunu çocuklar dikkat çekmek amaçlıda kullanabilir.</p>
<p><strong>Isırma:</strong>Çocuklar diş çıkarmaya başladığında yaptıkları diğer unsurlardan biridir.Ellerine geçen her şeyi ısırmaya çalışırlar.Bunlar içinde kendi elleri, annesinin memesi, yabancı birinin parmağıda olabilir bu.Yaptığı bu hareketle sadece kendini dişlerini rahatlatmak amaçlıdır.</p>
<p><strong>İshal:</strong>İshal çok göreceli bir kavram olmakta.Her çocuk ishal olcak diye bir şey yok.Çocuktan çocuğa değişmekte.Bazı doktorlara göre tükrük salgısının çok olduğu için olduğunu düşünsede bazı doktorlar bunu kimi doktorlarda bunu kabul etmemekteler.</p>
<p><strong>Ateş:</strong>Ateşde diğer bir belirti olan ishal gibi doktorların biraz da olsa tereddütle yaklaştıkları bir konu.38 C nin altında ateşlenmeleri olmakta.Bu ateşlenmeler iki ve bundan fazla sürerse doktora başvurmalısınız.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/cocuklar-ne-zaman-cikarirbelirtileri-nelerdir/">Çocuklar ne zaman diş çıkarır?Belirtileri nelerdir?</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda ateş nedir?</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/cocuklarda-ates-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sibel]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 May 2011 21:02:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=23232</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda ateş nedir? Kimi zaman bir hastalığın veya bir sonucun belirtisidir. Ateşin belirtileri nelerdir? Ciltte soğukluk, kol ve bacaklarda soğukluk, gövde ve başta sıcaklık, titreme, terleme, iştahsızlık, bulantı, kusma, huzursuzluk, cilt döküntüleri, dalgınlık gibi belirtiler görülmekte. Ne zaman yüksek ateşden bahsedilir? 38-39 hafif dereceli hastalık 39-40 orta dereceli hastalık 40-42 yüksek dereceli hastalık Ateşin yükselme [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/cocuklarda-ates-nedir/">Çocuklarda ateş nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocuklarda ateş nedir?</strong><br />
Kimi zaman bir hastalığın veya bir sonucun belirtisidir.<br />
<strong>Ateşin belirtileri nelerdir?</strong><br />
Ciltte soğukluk, kol ve bacaklarda soğukluk, gövde ve başta sıcaklık, titreme, terleme, iştahsızlık, bulantı, kusma, huzursuzluk, cilt döküntüleri, dalgınlık gibi belirtiler görülmekte.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/cocuklarda-ates-nedir/ates-nobeti/" rel="attachment wp-att-23235"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-23235" title="çocuklarda ateş nöbeti" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/05/ates-nobeti.jpg" alt="" width="292" height="194" /></a><strong>Ne zaman yüksek ateşden bahsedilir?</strong><br />
38-39 hafif dereceli hastalık<br />
39-40 orta dereceli hastalık<br />
40-42 yüksek dereceli hastalık<br />
<strong>Ateşin yükselme nedenleri nelerdir?</strong><br />
Ateş beynin belli bir bölgesinin kontrolü altında olan savunma sisteminin doğal bir tepkisi olarak görülmektedir.Hastalık nedeniyle vücutta salgılanan PGE2 salgısından etkilenip vücuda ‘ısı derecesini artırmasını’söyler.Ateşin bir çok faydası vardır.Vücut ısısnın arttığı zaman mikropların bölünerek çoğalması engellenir.su çiçeği veya nezle gibi hastalıklarda antibiyotik tedavisi uygulandığında iyileşme süreci uzar.Bundan dolayı bu gibi ufak çaplı hastalıklara pek fazla müdahele edilmemeli.<br />
<strong>Ateş düşürücü ilaçları ne zaman kullanmalıyız?</strong><br />
Genel olarak ateş düşürücü şurupları çocuklarımız hasta olduğunda değil çocuğumuzun durumuna göre vermekteyiz.38 yada bunun üzeri ateşi olduğundada vermemiz gereken anlardır.Her anne çocuğunu bilir ve ona göre hareket eder.<br />
<strong>Ateşli havalenin nedenleri nedir?</strong><br />
Sebepleri tam olarak bilinmemekte ve bu sırada beyin hüzrelerinin hızla ani kasılmalara ve akımlara başladığı bilinmekte.Normal olan ateşli havalelerde kasılmalar birkaç saniye 10 dakika arasında olmakta.En önemli havel olan kasılmalıları 15 dak. Ve bundan fazla sürenlerdir.<br />
<strong>Havalelerde ne olur?</strong><br />
Kasılma, ağızda köpürme, gözlerin bir noktaya bakması, morarma, seslenmlere yanıtsızlık, kasılma sonrasında uykuya eğilim olur.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/cocuklarda-ates-nedir/">Çocuklarda ateş nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prostat kanseri nedir?</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/prostat-kanseri-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sibel]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 19:35:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=22578</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prostat nedir?Erkek üreme sisteminin en önemli bir hastalığıdır.Erkeklerde en çok görülen kanser tipidir.En çok 45-50 yaş arası erkeklerde görülmekte.Prostat kanseri ile erkeklik hormonunun alakalı olduğu sanılmaktadır. Prostatın belirtileri?Bazı hastalar hiç bir belirti göstermemektedir.Bazı hastalarda ise idrara sık,ağrılı ve çok güç çıkmakta, idrarda kan yada iltihaplı  olması gibi  yakınmalar  sadece prostat kanserine özgü belirtiler değildir. Prostatın [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/prostat-kanseri-nedir/">Prostat kanseri nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Prostat nedir?</strong>Erkek üreme sisteminin en önemli bir hastalığıdır.Erkeklerde en çok görülen kanser tipidir.En çok 45-50 yaş arası erkeklerde görülmekte.Prostat kanseri ile erkeklik hormonunun alakalı olduğu sanılmaktadır.</p>
<p><strong>Prostatın belirtileri?</strong>Bazı hastalar hiç bir belirti göstermemektedir.Bazı hastalarda ise idrara sık,ağrılı ve çok güç çıkmakta, idrarda kan yada iltihaplı  olması gibi  yakınmalar  sadece prostat kanserine özgü belirtiler değildir. Prostatın kanser dışındaki diğer problemleri de bunlara benzer yakınmalara neden olabilir.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/prostat-kanseri-nedir/prostat-kanseri-belirtileri/" rel="attachment wp-att-22629"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-22629" title="Prostat-Kanseri-Belirtileri" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/04/Prostat-Kanseri-Belirtileri.jpg" alt="" width="300" height="202" /></a><strong>Prostat kanseri tedavisi</strong> büyüklüğüne ve  hastalığın ne kadar ilerlemiş olduğuna bağlı .Hastanın yaşı ve hastalığın ilerleme zamanına göre öncelikle izleyerek bekleme yapılabilir.</p>
<p>Kemoterapi yöntemi de yapılabilir.Buda kanserin büyüklüğüne göre tedavisi değişir.Yapılan tahlil ve sonuçlara göre kemoterapi verilebilir.</p>
<p>Radyasyon tedavisi yöntemi yüksek enerjili radyasyon kullanılır.</p>
<p>Hormon tedavisi yöntemi bu yöntemi pek fazla erkekler tercih etmemekte.Bu yöntem ameliyat ile testisler alınarak prostatın büyümesi engellenir.Bunun sonucunda da cinsel istek azalır ve empotansa yol açabilir.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/prostat-kanseri-nedir/">Prostat kanseri nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
