Emzirme ve D vitamini

Emzirme ve D vitamini
Anne sütünde bulunan D vitamini miktarı düşüktür. Bebeğin, raşitizme karşı dayanıklı bir hale gelmesi için de ilk günlerden itibaren yeteri kadar ve düzenli bir şekilde açık havada  bir yaşam sürdürmesi gerekmektedir. Bu aynı zamanda kış döneminde de soğuktan korkulmadan yerine getirilmelidir. Yetersiz ışığa sebebiyet veren kötü çevre şartları var olduğunda ve yer değiştirme imkânı olmadığında emzirme sırasında D vitamini damlalarla bebeğe verilebilir.

Günlük yaklaşık olarak 400 ul D vitamini ihtiyacı olduğu belirlenmiştir. Düzenli bir güneş ışığı alımı, anne ve babalar tarafından “tıbbi” yaklaşımların ve zararlı deneyimlerin içine girilmesini aynı zamanda süte D Vitamini katılmasını da engellemektedir. Her gün çocuğa vitamin damlaları vermek, aslında sağlıklı ve iyi şekilde beslenmiş bir çocuğu aylarca “terapi” altında tutmak gibidir.

Her ne kadar hekimler bu “terapi” yöntemini değil de “destekleyici” vitamin verimini tavsiye etseler de, genel duyumlardan uzak ve teknik kitaplara göre davranıldığını unutmamak gerekir. Başka bir deyişle, bir ebeveynin eczaneden doktor reçetesiyle aldığı vitamin damlalarıyla yaptığı şey, ilaç vermektir, besin vermek değildir.

Nitekim prematüre bebeklere, göğüsten emzirilseler ve açık havada sağlıklı bir yaşam sürseler de her zaman D vitamini verilmesi gereklidir. Fakat bu prematürenin çok hızlı büyümesinde, organizmadaki yüksek ihtiyacın karşılanmasını kesinleştirmek için yeterli değildir. Bu vitaminin verilmesi (diğer vitaminlerle beraber: A, C vs.) yapay sütle beslenen bir çocuk için de uygun olmaz.

Sonuç olarak, zamanında doğan ve göğüsten emzirilen bir bebek için vitamin desteği gereksizdir, yeter ki ebeveynler her mevsim, yaşamının ilk yıllarından itibaren, çocuğu düzenli bir şekilde açık havaya çıkarsınlar ve gün ışığındaki hayatın öneminin farkında olsunlar.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Diyet