<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yasemin, Kadınlar Sitesi sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarweb.com/author/yasemin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarweb.com/author/yasemin/</link>
	<description>kadın, moda, estetik, sağlık</description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 May 2018 07:00:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Bebeklerde Sinirlilik Belirtileri</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/bebeklerde-sinirlilik-belirtileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yasemin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Apr 2018 14:37:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26864</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sık sık sıçrayan bebekler: Yeni doğmuş bebekler, du­rumları birden değiştirildiğinde ya da şiddetli bir gürültü duyduk­larında yerlerinde sıçrarlar. Bazı bebeklerin seslere ve anî hare­ketlere ka rşı daha duyarlı oldukları anlaşılmıştır. Bebeği düz ve sert bir yüzey üzerine, örneğin bir masa üstüne yatırdığınızda bebek kollarını bacaklarım, oynatmaya başlayınca, aniden dengesi­ni kaybedebilir va kendisini yuvarlanacakmış sanır. Beklemediği [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/bebeklerde-sinirlilik-belirtileri/">Bebeklerde Sinirlilik Belirtileri</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Sık sık sıçrayan bebekler</span>:</strong> Yeni doğmuş bebekler, du­rumları birden değiştirildiğinde ya da şiddetli bir gürültü duyduk­larında yerlerinde sıçrarlar. Bazı bebeklerin seslere ve anî hare­ketlere ka</p>
<div style="display: none; text-align: justify;"></div>
<p style="text-align: justify;">rşı daha duyarlı oldukları anlaşılmıştır. Bebeği düz ve sert bir yüzey üzerine, örneğin bir masa üstüne yatırdığınızda bebek kollarını bacaklarım, oynatmaya başlayınca, aniden dengesi­ni kaybedebilir va kendisini yuvarlanacakmış sanır. Beklemediği bu haraket duyarlı bir bebeği sıçratmaya yeter ve korkudan ağla­maya başlar. Böyle bebekler banyo yapmaktan, kendilerini sıkıca tutulmuş hissetmedikleri için, nefret ederler. Bunu fark ederseniz bebeği kucağınıza oturtup yıkayın ve ancak durulamak için ban­yo küvetine koyun. Banyo küvetine girdiğinde de çocuğu iki elinizle sıkıca tutmayı ihmal etmeyin. Zira bebeğin böyle bir korku­su olmasa da, onu yıkarken sıkı bir şekilde tutmalı, ihtiyatla ve yavaşça çevirmelisiniz. Bebek büyüdükçe, içindeki güvensizlik duygusu azalacaktır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Titreme:</strong></span> ilk aylarda bazı bebeklerin ya çeneleri ya da kollan ve bacakları titrer. Titreme özellikle bebek sinirlendiği ve soyunurken üşüdüğü zaman artar. Bu durum sadece bebeğin sinir sisteminin henüz gelişmemiş olduğunun belirtisidir ve za­manla kaybolur. Bu bakımdan endişe etmeniz gerekmez.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Asabî tikler:</strong></span> Bebeklerde uyku sırasında asabî tikler görülebilir. Kimisinde bu durum daha da fazladır. Tikler çocuk büyüdükçe azalır, fakat yine de içinizin rahat etmesini istiyorsa­nız, bebeği bir doktora gösterebilirsiniz.<br />
<strong><a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/bebeklerde-sinirlilik-belirtileri.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-26865" title="bebeklerde sinirlilik belirtileri" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/bebeklerde-sinirlilik-belirtileri.jpg" alt="bebeklerde sinirlilik belirtileri" width="200" height="150" /></a><span style="color: #ff0000;">Tempolu hareketler:</span></strong> Bir bebeğin eğlence olsun diye başını karyolasının ayağına vurup durduğunu görmek, elbette hiç bir annenin hoşuna gitmez. Bu oyun o kadar aptalca ve o kadar can acıtıcıdır ki, anne çocuğunun zekâsından da şüpheye düşe­bilir; bu sürekli darbelerin çocuğun beynine bir zarar vermesin­den korkar. Bu kadarını düşünmese bile, çocuğun başını herhan­gi bir eşyaya vurup durduğunu işitmek hiç değilse sinirlerini bo­zar.<br />
Kimi bebeklerin başlarını karyola tahtasına vurmalarına kar­şılık diğer bazıları da başlarını iki tarafa sallar dururlar. Başka bebekler ise arabalarının içinde dört ayak üstü durarak arabayı harekete getirene kadar sıçrarlar.<br />
Bu muntazam tempolu hareketlerin anlamı nedir? Tam nede­nini bilmiyoruz, ama ileri sürülen bazı varsayımları şöyle sıra­layabiliriz: Önce bu hareketlerin bebek altı ayını geçtikten son­ra başladığına işaret edelim. Bebeklerde tempo duygusu da ya­vaş yavaş bu dönemde gelişir. Altı aydart sonra bebekler bir müzik sesi duyduklarında başlarını iki yana sallarlar. Bu sözler bebeklerdeki tempolu hareketleri ancak kısmen açıklıyor. Çün­kü sözünü ettiğimiz tempolu hareketler özellikle bebek tam uyu­yacağı zaman, ya da uyuklamaya başladığında görülür. Bebeklerin hemen uyuyamadıklarını ve uyumadan önce bir süre sinirli­lik belirtileri gösterdiklerini biliriz. Örneğin iki-üç aylık bebek­ler uyuyakalmadan önce birkaç dakika ağlarlar. Yataklarına ya­tırıldıkları zaman parmaklarını emen ve tempolu bazı hareketler yapan daha büyükçe bebeklerin bu davranışlar da bir sinirlilik belirtisi olabilir. Bize tuhaf gelen bu hareketler belki de uyu­madan önceki bir gevşeme teşebbüsüdür. Bir ailenin ilk çocu­ğunun bu sinirlilik belirtilerini göstermeye öteki kardeşlerinden daha fazla eğilim duyduğunu sanıyorum. Ağırbaşlı ve hareketle­ri dikkatli bebeklerin tempolu hareketleri, neşeli ve savruk ço­cuklardan daha fazla yaptıkları söylenebilir. Kimi doktorlar bu hareketlere yeteri kadar şefkat gösterisinde bulunmayan anne ve babaların çocuklarında rastlandığını ileri sürüyorlar. Belki gerçekten de bu iki davranış arasında bir bağlantı vardır. İlk çocuğu yetiştiren anne-babanın feraıh ve tabiî görünmeyi unut­ması normaldir. Bu kişiler kendi huzursuzlukları yüzünden ço­cuklarına yeteri kadar sevgi gösterisinde bulunamazlar. Böyle bir davranış çocuğun daha çok içine kapanmasına, insanlarla kolay ilişki jkuramamasına ve rahatsız,bîr ruh hali içinde büyü­mesine yol açar.<br />
Bu varsayımlar, çocukları tempolu hareketler yapan ana babalara ışık tutabilir. Fakat bunları kesin teoriler saymanızı ve her vakaya uygulamaya kalkışmanızı da istemem. Gerekirse kar­yola parmaklıklarını kumaşla kaplayın. Böylece çocuğun başının yaralanmasını önleyebilirsiniz. Ya da bebeğiniz beşiğinde sıçrı­yor ve beşiği sallıyorsa o zaman beşiği duvara dayayıp sallan­masına engel olabilirsiniz. Fakat şakın çocuğu azarlamayın. Zo­ra başvurmanız onu daha fazla sinirlendirmekten başka işe ya­ramaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Sık sık sıçrayan bebekler: Yeni doğmuş bebekler, du­rumları birden değiştirildiğinde ya da şiddetli bir gürültü duyduk­larında yerlerinde sıçrarlar. Bazı bebeklerin seslere ve anî hare­ketlere karşı daha duyarlı oldukları anlaşılmıştır. Bebeği düz ve sert bir yüzay üzerine, örneğin bir masa üstüne yatırdığınızda bebek kollarını bacaklarım, oynatmaya başlayınca, anîden dengesi­ni kaybedebilir va kendisini yuvarlanacakrnış sanır. Beklemediği bu haraket duyarlı bir bebeği sıçratmaya yeter ve korkudan ağla­maya başlar. Böyle bebekler banyo yapmaktan, kendilerini sıkıca tutulmuş hissetmedikleri için, nefret ederler. Bunu fark ederseniz bebeği kucağınıza oturtup yıkayın ve ancak durulamak için ban­yo küvetine koyun. Banyo küvetine girdiğinde de çocuğu iki eli-nîzle sıkıca tutmayı ihmal etmeyin. Zira bebeğin oöyle bir korku­su olmasa da, jnu yıkarken sıkı bir şekilde tutmaiı, ihtiyatla ve yavaşça çevirmelisiniz. Bebek büyüdükçe, içindeki güvensizlik duygusu azalacaktır.<br />
Titreme: ilk aylarda bazı bebeklerin ya çeneleri ya da kollan ve bacakları titrer. Titreme özellikle bebek sinirlendiği ve soyunurken üşüdüğü zaman artar. Bu durum sadece bebeğin sinir sisteminin henüz gelişmemiş olduğunun belirtisidir ve za­manla kaybolur. Bu bakımdan endişe etmeniz gerekmez.<br />
Asabî tikler: Bebeklerde uyku sırasında asabî tikler görülebilir. Kimisinde bu durum daha da fazladır. Tikler çocuk büyüdükçe azalır, fakat yine de içinizin rahat etmesini istiyorsa­nız, bebeği bir doktora gösterebilirsiniz.<br />
Tempolu hareketler: Bir bebeğin eğlence olsun diye başını karyolasının ayağına vurup durduğunu görmek, elbette hiç bir annenin hoşuna gitmez. Bu oyun o kadar aptalca ve o kadar can acıtıcıdır ki, anne çocuğunun zekâsından da şüpheye düşe­bilir; bu sürekli darbelerin çocuğun beynine bir zarar vermesin­den korkar. Bu kadarını düşünmese bile, çocuğun başını herhan­gi bir eşyaya vurup durduğunu işitmek hiç değilse sinirlerini bo­zar.</p>
<p style="text-align: justify;"><em id="__mceDel"> Kimi bebeklerin başlarını karyola tahtasına vurmalarına kar­şılık diğer bazıları da başlarını iki tarafa sallar dururlar. Başka bebekler ise arabalarının içinde dört ayak üstü durarak arabayı harekete getirene kadar sıçrarlar.<br />
Bu muntazam tempolu hareketlerin anlamı nedir? Tam nede­nini bilmiyoruz, ama ileri sürülen bazı varsayımları şöyle sıra­layabiliriz: Önce bu hareketlerin bebek altı ayını geçtikten son­ra başladığına işaret edelim. Bebeklerde tempo duygusu da ya­vaş yavaş bu dönemde gelişir. Altı aydart sonra bebekler bir müzik sesi duyduklarında başlarını iki yana sallarlar. Bu sözler bebeklerdeki tempolu hareketleri ancak kısmen açıklıyor. Çün­kü sözünü ettiğimiz tempolu hareketler özellikle bebek tam uyu­yacağı zaman, ya da uyuklamaya başladığında görülür. Bebeklerin hemen uyuyamadıklarını ve uyumadan önce bir süre sinirli­lik belirtileri gösterdiklerini biliriz. Örneğin iki-üç aylık bebek­ler uyuyakalmadan önce birkaç dakika ağlarlar. Yataklarına ya­tırıldıkları zaman parmaklarını emen ve tempolu bazı hareketler yapan daha büyükçe bebeklerin bu davranışlar da bir sinirlilik belirtisi olabilir. Bize tuhaf gelen bu hareketler belki de uyu­madan önceki bir gevşeme teşebbüsüdür. Bir ailenin ilk çocu­ğunun bu sinirlilik belirtilerini göstermeye öteki kardeşlerinden daha fazla eğilim duyduğunu sanıyorum. Ağırbaşlı ve hareketle­ri dikkatli bebeklerin tempolu hareketleri, neşeli ve savruk ço­cuklardan daha fazla yaptıkları söylenebilir. Kimi doktorlar bu hareketlere yeteri kadar şefkat gösterisinde bulunmayan anne ve babaların çocuklarında rastlandığını ileri sürüyorlar. Belki gerçekten de bu iki davranış arasında bir bağlantı vardır. İlk çocuğu yetiştiren anne-babanın feraıh ve tabiî görünmeyi unut­ması normaldir. Bu kişiler kendi huzursuzlukları yüzünden ço­cuklarına yeteri kadar sevgi gösterisinde bulunamazlar. Böyle bir davranış çocuğun daha çok içine kapanmasına, insanlarla kolay ilişki jkuramamasına ve rahatsız,bîr ruh hali içinde büyü­mesine yol açar.<br />
Bu varsayımlar, çocukları tempolu hareketler yapan ana babalara ışık tutabilir. Fakat bunları kesin teoriler saymanızı ve her vakaya uygulamaya kalkışmanızı da istemem. Gerekirse kar­yola parmaklıklarını kumaşla kaplayın. Böylece çocuğun başının yaralanmasını önleyebilirsiniz. Ya da bebeğiniz beşiğinde sıçrı­yor ve beşiği sallıyorsa o zaman beşiği duvara dayayıp sallan­masına engel olabilirsiniz. Fakat şakın çocuğu azarlamayın. Zo­ra başvurmanız onu daha fazla sinirlendirmekten başka işe ya­ramaz.<br />
Path:</em></p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/bebeklerde-sinirlilik-belirtileri/">Bebeklerde Sinirlilik Belirtileri</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Ağız ve Göz Sağlığı</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/bebeklerde-agiz-ve-goz-sagligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yasemin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 15:36:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26857</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pamukçuk: Pamukçuk, mantardan meydana gelen adi bir ağız hastalığıdır. Ağzın içinde, yanaklar tarafında, damakta ve dilde süt köpüğü kalmış sanırsınız. Yalnız bu beyaz lekeler süt köpüğü gibi silmekle temizlenmez. Zorlarsanız hafiften kan çıkar ve mukoza tahriş olur. Pamukçuk olan bebek özellikle meme emerken ağızda acı duyar. Bu rahatsızlığa daha ziyade biberon emzikleri temiz tutulmayan bebeklerde [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/bebeklerde-agiz-ve-goz-sagligi/">Bebeklerde Ağız ve Göz Sağlığı</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pamukçuk:</strong> Pamukçuk, mantardan meydana gelen adi bir ağız hastalığıdır. Ağzın içinde, yanaklar tarafında, damakta ve dilde süt köpüğü kalmış sanırsınız. Yalnız bu beyaz lekeler süt köpüğü gibi silmekle temizlenmez. Zorlarsanız hafiften kan çıkar ve mukoza tahriş olur. Pamukçuk olan bebek özellikle meme emerken ağızda acı duyar. Bu rahatsızlığa daha ziyade biberon emzikleri temiz tutulmayan bebeklerde rastlanır. Bununla be­raber, pamukçuğa sadece kirli emziklerin sebep olduğunu söy­leyemeyiz. Çocuğunuzun bu yüzden canının yandığını hisseder­seniz doktora danışın. Doktor gerekli tedavi usulünü tavsiye edecektir. Doktor gecikirse, emzirmeden sonra 10-15 gram kay­namış su içirerek bebeğinizi rahatlayabilirsiniz. Bir başka çare de bebeğe suya batırılmış steri! bir pamuk pervasını emdirmektir. Böylece ağızda kalan süt damlacıkları temizlenir ve manta­rın gelişmesi önlenir. Üst azıdişlerinin patlamak üzere olduğu yerde dişetlerinin manzarasına bakıp da aldanmayın. Bu nok­talarda dişetinin rengi solgundur. Bazı anneler de bunu görünce çocuğun ağzında pamukçuk olduğunu sanırlar.<br />
iylleşmemekte ısrar eden pamukçuğu tedavi etmek için dok­torunuza başvurun.<br />
<strong>Dişetlerindeki kabarcıklar:</strong> Kimi bebeklerin dişetlerinin köşe kısımlarında inci görünümlü bir iki küçük kabarcık belirir, ilk bakışta diş patlak veriyor sanırsınız. Oysa daha yakından in­celeyince kabarcıkların sivri değil yuvarlak olduğunu görürsü­nüz. Ayrıca üzerlerine bir kahve kaşığı ile dokunduğunuzda sert ses vermezler. Bu kabarcıkların hiç önemi yoktur, çoğu zaman bir iki gün içinde kendiliğinden kaybolurlar.<br />
<strong><a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/çocuklarda-göz-sağlığı.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-26858" title="çocuklarda göz sağlığı" alt="çocuklarda göz sağlığı" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/çocuklarda-göz-sağlığı.jpg" width="184" height="184" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/çocuklarda-göz-sağlığı.jpg 184w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/çocuklarda-göz-sağlığı-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 184px) 100vw, 184px" /></a>Gözler:</strong> Bebeklerin çoğunun gözleri doğumdan az son­ra kızarır ve akmaya başlar. Buna, doğumdan hemen sonra göz hastalığını önlemek amacıyle bebeğin gözüne damlatılan nitrate d&#8221;argent eriyiği yol açar. Doktor ve hemşireler bu zararsız tepkiyi dikkatle izler ve bir konjonktivit olup olmadığına karar verirler. Daha sonraları gözün akı yanmaya başlar ve kızarırsa bunun bir hastalık olduğu anlaşılır. Böyle-bir durumda derhal doktora başvurmanızı tavsiye edjirim. Çocukta birinci yaş için­de, tehlikesiz fakat müzmin bir&#8221;gözkapağı hastalığına rastlana­bilir. Bu rahatsızlık genellikle tek göz özellikle rüzgârlı havalar­da yaşlanır, gözpınannda ve gözkapağı kenarında beyaz bir mad­de birikir. Sabah uyandığında çocuğun gözkapakları birbirine ya­pışmıştır. Bütün bunlar gözün iç köşesinden başlayıp eğrilemesine burnun iç kısmına kadar uzanan gözyaşı kanalının tıkanma­sından meydana gelir. Gözü devamlı surette nemli tutan gözya­şı bu kanaldan akar. Bu kanal kısmen tıkandığında gözyaşı nor­mal olarak buruna doğru akamaz, gözden taşar ve yanaklara doğru akar; bunun sonucunda da gözkapaklarındaki <span style="font-style: normal; visibility: hidden; position: absolute; left: 0px; top: 0px;"></span> rahatsızlık meydana gelir. Tehlikeli olmayan ve sık sık ortaya çıkabilen bı. durumun gözün görmesine zarar vermeyeceğinden emin olabi­lirsiniz. Rahatsızlık aylar sürse de, çok zaman tedavi gerekmeden muhakkak kaybolur. Çocuk bir yaşına geldiği halde bu sıkıntı dan hâlâ kurtulamamışsa bir göz doktoruna gidin; doktor gözya­şı kanalını kolayca açacaktır. Gözkapakları birbirine yapıştığın­da asit borikli suya batırılmış pamukla göz üstüne kompres ya­pın. Böylece katılaşmış akıntıyı yumuşatıp kirpiklerin birbirinden ayrılmasını ve gözün açılmasını sağlarsınız. Doktor, bazen göz-yaşı kanalının üzerine masaj yapmanızı tavsiye eder, Ancak doktor tavsiyesi olmadan bu işe kendi kendinize asla teşebbüs etmeyin. Gözyaşı kanalının tıkanması gözakının iltihaplanması­na yol açmaz. Gözakı kan oturmuş gibi kızarırsa, bu da ayrı bir hastalık demektir ve doktor çağırmaktan başka çareniz yoktur.<br />
<strong>Şaşılık:</strong> Bebeklerin çoğunda, ilk aylarda ya içe, ya dışa doğru şaşılık görülür. Bu göz kayması çoğu zaman çocuk büyüdükçe düzelir. Fakat bir yaşına geldiğinde gözü hâlâ kayı­yorsa bir göz doktoruna gitmek şart olmuş demektir. Bazen an­neler çocuklarının şaşı baktığı evhamına da kapılırlar. Bu al­danma bebekte burnun gözler arasına gelen kısmının büyüklere nazaran daha yayık olmasından ileri gelir.<br />
Anneler bebeğin beşiğinin üstüne oyuncak asmanın, bebek oyuncaklara bakarken gözü şaşılaştığından, doğru olup olmadığı­nı merak ederler Bebek elinde tuttuğu bir oyuncağı ya da her­hangi bir eşyayı incelerken, eşyayı yetişkin bir insana kıyasla gözüne daha yakın tutar, çünkü bebeğin kolları daha kısadır. Bu nedenle de, biz büyüklerin burnumuzun ucuna baktığımızda yap­tığımız gibi, bebek de tuttuğu eşyaya bakarken, gözlerini içe doğru şaşılaştırır. Yani, böyle bir durumda şaşılıktan korkmaya gerek yoktur.<br />
Göz hastalıkları uzmanı şaşı bir çocuğu muayene ettikten sonra ameliyat gerektiğini söylerse psikolojik bakımdan çocuğu, arkadaşlarının kendisiyle alay etmelerine fırsat bırakmadan ya­ni 4-5 yaşlarında ameliyat ettirmeniz doğru olur.<br />
Bazen yeni doğmuş bir bebekte gözkapaklarından birinin ötekine oranla göz üstüne doğru daha fazla indiği, bazen de bir gözün ötekinden daha küçük olduğu görülür. Bu, ptosis palplbral denen bir yaradılış kusurudur. Bu durum göze batan çirkin bir manzara meydana getiriyorsa tıbbî bir düzeltme gerekir ki, bunu da önceden doktora danışmak lâzımdır.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/bebeklerde-agiz-ve-goz-sagligi/">Bebeklerde Ağız ve Göz Sağlığı</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüzdeki Zararlı Sivilceler</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/yuzdeki-zararli-sivilceler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yasemin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 15:28:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26854</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüzdeki zararlı sivilceler: Küçük bebeklerin yüzlerinde sivilceler çıkabilir. Bu önemsiz sivilcelerin özel bir adı yoktur. Bunlar önce minicik beyaz ve parlak sivilceler şeklinde oluşur. Etraflarında kırmızılık görülmez. Yüz cildi üstünde parlak İnci taneleri gibi dururlar. Bebek büyüdükçe de yok olurlar. Ya da bir dizi küçük ve kırmızı lekeler halinde başgösterirler. Kimi bebeklerin de sadece yanaklarında [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/yuzdeki-zararli-sivilceler/">Yüzdeki Zararlı Sivilceler</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yüzdeki zararlı sivilceler:</strong> Küçük bebeklerin yüzlerinde sivilceler çıkabilir. Bu önemsiz sivilcelerin özel</p>
<div style="display: none;"></div>
<p>bir adı yoktur. Bunlar önce minicik beyaz ve parlak sivilceler şeklinde oluşur. Etraflarında kırmızılık görülmez. Yüz cildi üstünde parlak İnci taneleri gibi dururlar. Bebek büyüdükçe de yok olurlar. Ya da bir dizi küçük ve kırmızı lekeler halinde başgösterirler. Kimi bebeklerin de sadece yanaklarında kızartılar ve sivilceler görünür. Bu lekeler ya da sivilceler uzun zaman kaybolmayınca anne telâşa düşer. Kimisi de bir batar, bir çıkar. Bu gün bilinen mer­hemlerden hiç biri, sonunda kendinden kaybolan bu kırmızı sert lekeleri tedavi edememektedir.<br />
Doğumdan sonraki ilk haftalarda bebeklerin dudaklarının orta yerinde meme emmeden meydana gelen beyaz kabarcıklar olur. Bunlar da bir süre sonra kendiliğinden kaybolur ve herhan gi bir tedaviye ihtiyaç göstermez.<br />
<strong>İsilik:</strong> Havalar ısınmaya başlayınca bebeklerin boyun­larında ve omuzlarında ortaya çıkan isilik, çok küçük ve pembe sivilcelerin bir araya gelmesi demektir. Bu küçük noktacıkların etrafında deri hafifçe kızarmıştır. Bazılarının tepesinde su topla­mış gibi kabarcıklar hasıl olur. Kabarcıklar kuruyuncâ isiliğin yayıldığı cildin rengi esmerleşir. <a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/bebeklerde-sivilceler.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-26855" title="bebeklerde sivilceler" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/bebeklerde-sivilceler.jpg" alt="bebeklerde sivilceler" width="211" height="211" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/bebeklerde-sivilceler.jpg 250w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/bebeklerde-sivilceler-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 211px) 100vw, 211px" /></a>İsilik çoğu zaman önce boyun­da başlar. İleri durumlarda bebeğin sırtına, göğsüne hatta ku lakları da dahil olmak üzere bütün yüzüne yayılır. Bu çeşit si­vilce çocuğu pek ender olarak rahatsız eder. Bunun üstüne gün­de birkaç kere bicarfoonate de soude eriyiğine batırılmış pamuk­lu kompres yapmak uygun olur bir fincan suya bir kahve kaşı­ğı. İsiliğin üstüne pudra da sürebilirsiniz. Çarelerin en iyisi de bebeği serin bir yerde bulundurmaktır. Bebeği, özellikle sıcak havalarda fazla örtmemenizi tavsiye ederim.<br />
Konak. Bebeğin başının saçlı kısmındaki konak, ilk ayarda görülen basit bir sebore&#8221;den ibarettir .Saçlı cildin bir kıs­mı kirli manzaralı kabuklarla örtülür. Bunun en iyi tedavi şekli. bu bölgeyi su ve sabunla temizlemekten kaçınmaktır. Temizliği su ve sabunla yapacağınıza, kabuklanmış cilt üzerine günde iki kere parafine ya da özel bebek yağına batırılmış bir pamukla tampon yaparsınız. Parafin (ya da yağ) kabuklan yumuşatır ve düşürür. Bu usul beklediğiniz sonucu vermezse, o zaman bir doktora danışmanız gerekecek demektir.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/yuzdeki-zararli-sivilceler/">Yüzdeki Zararlı Sivilceler</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Solunum Güçlükleri</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/solunum-guclukleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yasemin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 14:29:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aksırma: Bebekler sık sık aksırırlar. Aksırma her za­man bir nezle belirtisi değildir. Tabiî burnu da akmaya başlarsa o zaman bebeğin nezle olduğunu anlarsınız. Nezlesi olmayan ço­cuğun aksırmasına ise burunda tozların ve sümüğün toplanması yok açar Kuvvetsiz solunum: Bebe-Kierin solunumu çoğu zaman anneyi korkutur. Gerçekten bebeklerde solunum çok düzen­sizdir. Bazen beneğin soluk aldığı, duyulmaz ve görülmez [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/solunum-guclukleri/">Solunum Güçlükleri</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Aksırma:</strong></span> Bebekler sık sık aksırırlar. Aksırma her za­man bir nezle belirtisi değildir. Tabiî burnu da akmaya başlarsa o zaman bebeğin nezle olduğunu anlarsınız. Nezlesi olmayan ço­cuğun aksırmasına ise burunda tozların ve sümüğün toplanması yok açar<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Kuvvetsiz solunum:</strong></span> Bebe-Kierin solunumu çoğu zaman anneyi korkutur. Gerçekten bebeklerde solunum çok düzen­sizdir. Bazen beneğin soluk aldığı, duyulmaz ve görülmez de­recede hafif olur. Çocuğunun uykuda horladığını ilk defa duyan anne de endişeye kapılır. Oysa bu ikisinin de hiç önemi yok­tur.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Gürültülü solunum:</strong></span> Bazı bebekler daima gürültülü bir şekilde soluk alırlar. Bu durumun iki nedeni vardır.<br />
Bebeklerin bir kısmı genizden nefes alarak uyanıkken de horlar. Horlama büyüklerde de, fakat sadece uyurken görülür. Anlaşıldığına göre, böyle bebekler damak örtüsünü gerektiği gibi kullanmasını henüz öğrenmemişlerdir. Nitekim bu gündüz horlaması, da zamanla geçer.<br />
Gürültülü solunumun en tipik nedeni gırtlaktır. Küçük dil, yani ses tellerinin üzerinde asılı duran et parçası bazı bebek­lerde o kadar hafif ve o kadar yumuşaktır ki, bebek soluk alır­ken içeri doğru çekilir ve titreşir. Tıbbî terimiyle «stridor con-genifal» adı verilen horlama da bundan doğar. Bebek boğuluverecek sanırsınız, halbuki bu biçimde soluk alıp vermeye de­vam edip durur. Çoğu zaman bebek kuvvetli bir şekilde soludu­ğunda horlama sesi duyulur, sakin uyuduğunda ise hiç sesi çık­maz.<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/solunum-güçlükleri.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-26862" title="solunum güçlükleri" alt="solunum güçlükleri" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/solunum-güçlükleri.jpg" width="242" height="179" /></a>Daha büyük bir çocukta, önceden görülmediği halde, gürül­tülü soluma birden ortaya çıkarsa, bu, sözünü ettiğimiz zararsız horlamadan farklı bir şeydir. Ya kuşpalazından, ya astımdan ya da başka bir intanî hastalıktan meydana gelmiş olabilir ve dok­torun süratle müdahalesini gerektirir. Aslında gürültüyle solu­yan bütün bebekleri bir kere doktora göstermek yerinde olur.<br />
Sümükten meydana gelen burun tıkanmaları 228. bölümde, mükozlte tıkanmaları ise 624 numaralı bölümde incelenmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Tıkanma:</strong></span> Bebek ağlarken bazen öyle bir öfke krizine kapılır ki, tıkanır gibi olur ve rengi morarıncaya kadar soluk ala­maz. İlk seferinde anne ve babalar ne yapacaklarını şaşırırlar. Tı­kanma dediğimiz bu halin özel bir anlamı yoktur. Sadece be­beğin öfkeli bir tabiatta olduğunu gösterir. (Mutlu ve tatmin ol­muş bebeklerin öfkeli yaradılışta olduğu pek görülmez). Bu ko­nuda doktora fikir danışabilirsiniz.</p>
<div style="display: none;"></div>
<p>Doktor bebeğin fizik durumu­nun mükemmel olduğunu söylerse, her şey yolunda demektir va yapılacak bir şey yoktur. Doktordan bu teminatı aldıktan son ra, çocuğun ağlamasını önlemeye çalışmayın. Bebeği, her ağla­yacak gibi olduğunda kucağınıza alırsanız, şımartırsınız. Şiddet­li bir öfkeye kapılan bir yaşını geçmiş bir bebek bir yaşından sonra İlk defa olarak böyle tıkanırsa; o zaman buna «ağlama spasmı» deriz. Tıkanma île ağlama spasmı birbirinden farklı şey­lerdir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Timüs guddesi:</strong></span> Size timüs guddesinden duydukları en­dişeyi anlatanlar</p>
<div style="display: none;"></div>
<p>olmuştur her halde. Az da görülse sebepsiz yere ölüveren bebeklerin ölümüne bu guddenin sebep olduğu yolundaki kuşkuya belki siz de katılmışsınızdır. Oysa bu guddenin kötü şöh­retinin aslı yoktur. Her bebekto göğsün üst tarafında bir timüs guddesi bulunur. Bazılarında bu gudde büyükçedir ve nefes boru­sunun üstüne baskı yapar, fakat rahatsızlık vermez. Günümüzde büyük timüsleri x ışınları tedavisine tabi tutmak lüzumu bile du­yulmuyor. Timus guddesinin çocukların anî ölümlerine yol açtığı şeklindeki yanlış İnanış, bu guddenin ortalama büyüklüğünün bi-llnmeyişlnden doğmuştur. Şimdi bunun hakkında daha çok bilgi­miz var, anî ölümlerden sonra incelenen ve fazla büyümüş olduğu sanılan timüs guddelerinin tamamen normal ölçüde olduğu artık anlaşılmış bulunuyor. Bebeklerin anî ölümlerinin de, ölümden sonra yapılan İncelemelerden, aniden başgösteren ağır bir hasta­lıktan ileri geldiği biliniyor.<br />
Demek ki bu konuda endişe duymanız tamamen yersiz bir davranış olacak. Timüsün büyüklüğünü öğrenmek için sağlıklı bir bebeğin göğsünün radyografisini aldırmak tamamen lüzum­suzdur, bunu unutmayın.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/solunum-guclukleri/">Solunum Güçlükleri</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Kızarıklıklar ve Kabartılar</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/cocuklarda-kizarikliklar-ve-kabartilar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yasemin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 14:01:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26850</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bebeğin vücudunda kabartılar başgösterdiği zaman doktora başvurmayı ihmal etmeyin. Çünkü bunun önemsizini tehlikelisin­den ayırdetmek güçtür. Mavimsi lekeler. Cildi fazla duyarlı olan bebeklerin vücudunu bazen mavimsi lekeler kaplar. Bunun önemi yoktur. Kaba etlerde görülen kırmızı lekeler: bezlerin sebep olduğu pişikler. Kimi bebeklerin ciltleri ilk aylarda fazla duyarlı olur. Kaba etlerin cildi ise, vücudun diğer bölgelerindekinden daha [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/cocuklarda-kizarikliklar-ve-kabartilar/">Çocuklarda Kızarıklıklar ve Kabartılar</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeğin vücudunda kabartılar başgösterdiği zaman doktora başvurmayı ihmal etmeyin. Çünkü bunun önemsizini tehlikelisin­den ayırdetmek güçtür.<br />
Mavimsi lekeler. Cildi fazla duyarlı olan bebeklerin vücudunu bazen mavimsi lekeler kaplar. Bunun önemi yoktur.<br />
Kaba etlerde görülen kırmızı lekeler: bezlerin sebep olduğu pişikler. Kimi bebeklerin ciltleri ilk aylarda fazla duyarlı olur. Kaba etlerin cildi ise, vücudun diğer bölgelerindekinden daha duyarlıdır. Bu kızartılar doğumdan hemen sonra daha an­ne ve bebek doğumevinden ayrılmadan kendini gösterebilir. Doğumevindeki bakıcıları bu yüzden suçlamamak gerekir. Kaba etlerdeki kızartılar çoğu zaman küçük ve çok sayıda kırmızı si vilcelerden meydana gelir. Sivilcelerin etrafında deri kızarmış ve sertleşmiştir, bazılarının başları da beyazdır. Beyaz başlılar çıban haline gelmiş demektir. Ağır vakalarda cilde sürtünmeler acı verir.<br />
Kaba etlerde, pişik adını verdiğimiz bu kızartıların baş se­bebi amonyaktır. Bundan çok defa ve haksız yere beslenme sorumlu tutulur. Oysa idrarda, dışarı çıktığı anda amonyak mev­cut değildir. Amonyak ancak, idrarla ıslanan kundak bezler! ve yatak çarşaflarında bulunan bazı bakterilerin etkisiyle meydana gelir. Amonyak meydana gelmesine yol açan bu bakterileri yok etmek için bezleri kaynatmak, güneşte kurutmak, ya da bunları uygun bir</p>
<div style="display: none;"></div>
<p>antiseptikle temizlemek gerekir.<br />
Hafif kaba et pişikleri hemen her bebekte ara sıra görü­lür. Pişik ortaya çıktığı gibi süratle yokoluyorsa, özel bir tedavi istemez. En iyisi böyle çocuklara su geçirmez don (lastik don) giydirmemen ve kızarmış yerlere koruyucu bir merhem sürme lidir. Örneğin, oxyde de zinci pomatlar iyi sonuç verir ve sü­rüldüğü yeri uzun süre korur. Özel bebek yağları gibi katı ya da sıvı vazelin ise kundak bezleri tarafından hemen emilir, bu ne­denle de koruyucu özelliğini çabuk kaybeder. Kızartı her şeye rağmen kaybolmuyorsa ya da cildin duru­mu gitgide kötüleşiyorsa, yapılacak ilk ve en <a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/çocuklarda-kızarıklıklar.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-26851" title="çocuklarda kızarıklıklar" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/çocuklarda-kızarıklıklar.jpg" alt="çocuklarda kızarıklıklar" width="316" height="198" /></a>önemli şey, ya bezleri kaynatmak ya da durulama suyuna doktorun tavsiye ede ceği antiseptik bir madde katmaktır. Piyasada tablet halinde satılan özel antiseptikler bulabilirsiniz. Tamamen sabunsuz du­rulama suyuna konan bu antiseptik ilâçlar, idrarın bakteriler ta­rafından fermantasyonunu önler ve böylece bezleri kaynatmaya lüzum kalmaz.<br />
Pifik çok ağırsa çocuğun geceliğini, zıbınım, yatak çarşa fini su geçirmez bezleri, kısaca idrarla ıslanan her şeyi, bezler gibi antiseptik bir maddeye bastırabilirsiniz. (Su geçirmez bezle­rin çoğu zaten kaynar amaz. Bunları sabunlu su içinde fırça­lar, daha sonra da bakterileri yok eden antiseptikti su içine ba­tırırsınız.<br />
Pişikte çıbanlaşmalar çoğaldığında hasta cildi her gün uzun süre açıkta bırakır ve havayla temas etmesini sağlarsanız, pişik üstüne özel bebek yağlarından sürmekten daha İyi sonuç alır siniz. Çocuğun altı açıldığında tabiatıyla iyi ısıtılmış bir odada bulunmasına dikkat etmelisiniz. Bu arada ç&amp;cuğun göğsünü ve bacaklarını ayrı ayrı ve -hafif bir örtüyle kapatmayı da unutma­yın. Altına idrarı çekmesi için dörde katlanmış bir bez koyun. Açık hava çı-banlı ya da çıbansız kaba et pişiklerini tedavi et­menin en iyi yoludur. Bebeğinizde pişik varsa, ya kundak bez­lerini, zıbınlarını, yatak çarşaflarını ve su geçirmez bezini (mu sambasını) kaynatacak, ya bunları en iyi mikrop öldürücü olan güneşte kurutacak ya da koruyucu bir merhem kullanacaksınız. Çocuğun bezini sık sık değiştirmeye üşenmeyin. Bebekler ek­seriya mamadan önce ve sonra altlarını kirletirler. Fakat gere­kirse daha da sık değiştirmelisiniz. Bazı ülkelerde çocuk bez­lerini temizleyip evlere dağıtma servisleri vardır. Bunlar bezleri genellikle strerillze ederler. Bu sebepten tekrar kaynatmaya lüzum kalmaz.<br />
Çocuk ishal olduğunda, dışkı, makat bölgesindeki deriyi tahriş edebilir. Böyle durumlarda, bezi, her ıslanışında hemen değiştirin. Makat etrafını yağla temizleyin ve oxyde de zinc&#8221;li bir merhemi kalın bir tabaka halinde sürün. Yine de İstediğiniz sonucu alamazsanız, kızaran bölgeyi açın ve havalandırın.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/cocuklarda-kizarikliklar-ve-kabartilar/">Çocuklarda Kızarıklıklar ve Kabartılar</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Süt Çocuklarda İshal</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/sut-cocuklarda-ishal/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yasemin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2011 13:55:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26847</guid>

					<description><![CDATA[<p>Süt Çocuklarda İshal: Süt çocuklarında ishal. Bebeğin bağırsakları bir-iki ya­şına kadar oldukça naziktir. Daha büyük çocuklara ya da yetiş­kinlere hiç zarar vermeyen bazı besinler, ya da mamasına konan şeker, onun bağırsağını bozabilir. Bu yüzden de bebeğe nezlemi­zi bulaştırmamama çalışır, sütünü büyük bir itinayla sterilize eder ve yeni besinleri ihtiyatla veririz. Bebeğin her zaman iyi olan [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/sut-cocuklarda-ishal/">Süt Çocuklarda İshal</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Süt Çocuklarda İshal:</strong></span></p>
<p>Süt çocuklarında ishal. Bebeğin bağırsakları bir-iki ya­şına kadar oldukça naziktir. Daha büyük çocuklara ya da yetiş­kinlere hiç zarar vermeyen bazı besinler, ya da mamasına konan şeker, onun bağırsağını bozabilir. Bu yüzden de bebeğe nezlemi­zi bulaştırmamama çalışır, sütünü büyük bir itinayla sterilize eder ve yeni besinleri ihtiyatla veririz.<br />
Bebeğin her zaman iyi olan kakası bir gün birdenbire çok sulu hale gelirse, çocukta bir bağırsak rahatsızlığı bulunduğuna emin olabilirsiniz. Kaka sulanırsa başka değişiklikler de kendini gösterir. Örneğin kokusu ve rengi değişir (yeşil olur) ve çocuk daha sık aptest etmeye başlar. Fakat çocuğun bağırsaklarından rahatsız olduğunun en belirgin işareti, kakasını daha sık yapması değil, kakanın kıvamının değişmesldir.<br />
Çocukta ishal tehlikesiz de olabilir ve çabuk tedavi edilir. Fakat çocuk kakasını su gibi yağıyorsa, kakasının İçinde İltihap ve kan varsa, çocuğun ateşi 39 dereceyi geçmişse ve kusuyorsa, gözleri içine kaçmış ve etrafı morarmışsa, ishalin tehlikeli ol­duğunu anlayabilirsiniz.<br />
İshal olan çocuklar ishal ağır olmasa bile derhal doktora gösterilmelidir. Gerekil tedaviye erken başlanırsa çocuk da ken­dini çabuk toparlar. Yukarıda sözünü ettiğimiz tehlikeli Ishaf belirtileri gösteren bebek hiç gecikmeden doktora gösterilmeli ya da hastaneye yatırılmalıdır. Doktor gelene kadar İshal tedavisi. Doktor herhangi bir nedenle ancak saatler sonra çocuğu görmeye gelecekse, o za­mana kadar ishal olmuş bebek için neler yapabileceğinizi anla­tacağım. Fakat siz bildiklerinizin her şeyi halletmeye yeteceğini ve doktordan vazgeçebileceğinizi sakın aklınıza getirmeyin.<br />
Çocuğunuz sadece anne sütüyle besleniyorsa, onu eskisi gibi emzirmeye devam edin. Her zamankinden az emiyorsa, daha iyi. Eğer bebeğe katı besinler vermeye başlamışsanız, doktor ge­lene kadar bu besinleri kesin. Anne sütüyle beslenen bebekler­de ishal çoğu zaman herhangi perhize ihtiyaç duyulmadan kolay­ca geçirilebilir.<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/süt-çocuklarda-ishal.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-26848 alignleft" title="süt çocuklarda ishal" alt="süt çocuklarda ishal" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/süt-çocuklarda-ishal.jpg" width="251" height="167" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/süt-çocuklarda-ishal.jpg 800w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/süt-çocuklarda-ishal-500x333.jpg 500w" sizes="auto, (max-width: 251px) 100vw, 251px" /></a>Çocuğunuzu biberonla besliyorsanız ve hafif bir ishali var sa, doktora danışma olanağı bulana kadar sütünü yarı yarıya suy­la karıştırın. Çocuğu istediğinden fazla süt içmesi için zorla­mayın. Çocuk, içtiği süt miktarı azaldığından daha sık acıkmaya başlarsa, mama saatlerini daha sıkıştırabilirsiniz- Bebeğinize, doktor olmadan, kendi kendinize bakmaya mutlaka mecbursa-nız, kakası normal hale dönünceye kadar yarı yarıya süt su karı­şımı vermeye devam edersiniz. Bu rejime, bütün bir gün, bebe­ğin yeniden iştahı açılana kadar devam edilebilir. Bundan sonra­ki iki gün, süte dörtte bir oranında su karıştırır, üçüncü gün ise iştahı normale dönerse normal olarak sütünü verebilirsiniz. İştahı düzelmemişse çocuk hâlâ hasta demektir. İştahı normal hale dönmemiş çocuğa, hastalanmadan önceki biberonunu ver­memeniz daha doğru olur. Hafif görünen bir ishal iki üç gün içinde geçmezse, bunu ağır ishal saymak gerekir, artık çocuğu mutlaka doktora göstermeniz şarttır.<br />
Hafif ishalde, çocuk önceden katı besinler almaya başlamış­sa, bunları, doktor gelene ya da ishal tamamen geçene kadar kesin.<br />
Ağır ishalde doktor gelene kadar ne yapılabilir? Çocu­ğunuzda ağır ishal belirtileri görünüyorsa, doktor gelene kadar kendisine sudan başka hiç bir şey vermeyin, isterse, her iki-üç saatte bir 25 ilâ 100 grama kadar su verebilirsiniz. Çocuğunuzu doktora göstermeden tedavi etmek zorundaysanız, o zaman «su diyeti» uygulayın, yani on sekiz ya da yirmi dört saat sudan başka bir şey vermeyin. Bu sürenin sonunda aşağıdaki sırayı iz Isyerek tedricen mamaya başlayabilirsiniz:<br />
<strong>Birinci aşama:</strong> Her zamanki mamasının yerine havuç ça­bası verin. Havuçta hasta bağırsak mukozasına yumuşatıcı bir pansıman etkisi yapan pektik maddelerden bol bol vardır. (Ço­cuk pek küçük değilse rendelenmiş yahut mikserden geçirilmiş elma verebilirsiniz.)<br />
Havuç çorbasını şöyıe hazırlayacaksınız: 500 gram havucu yıkayın. (Çocuk altı aylıktan büyükse 1 kilo olabilir) üst kısmı­nı bıçakla kazıyın; İyice yumuşayıncaya kadar 1 litre suda pişi rin. Bunun için ateşe göre bir ilâ iki saat kaynatmak gerekir. İn­ce süzgeçten iki Üç kere geçirin. Elde edeceğiniz püre 1 kilo ağırlığında olmalıdır. Bunun için su ve 1 kahve kaşığı tuz ilâve edin. Hazırladığınız maddeyi buzdolabında veya serin bir yerde muhafaza edin. Bu mamayı verirken deliği büyük emzikli bir biberon kullanmanız gerekir. Kimi ülkelerde bu havuç çorbası toz halinde eczanelerde de satılır.<br />
<strong>İkinci aşama:</strong> Biberonu hazırlarken, her zaman kullandığınızın sadece dörtte biri kadar süt kullanın, eksik kalan süt ye­rine de yukarda tarif ettiğimiz havuç çorbasından katın Bu su retle hazırlanan karışımı yirmi dakika kaynatın. Biberonu her za­manki mama ölçünüzün üçte ikisi kadar doldurun. Kalanıyle iki biberon daha doldurabilirsiniz. Bebek üç saatte bir acıktığını belli etmeye başlarsa, bu mamayı severek yiyecektir. Fakat ye­mesi için bebeğinizi sakın zorlamayın, doymuş göründüğünde ısrar etmeyin.<br />
<strong>Üçüncü aşama:</strong> Bu defa her zamanki mama ölçüsünün yarı­sını kullanın, eksik koyduğunuz yarım ölçü süt yerine de havuç çorbası ilâve edin. Bu aşamada da şeker koymayacaksınız.<br />
<strong>Dördüncü aşama:</strong> Normal süt ölçüsünün dörtte üçünü ko yun, havuç çorbasıyle normal ölçüyü tamamlayın. Şeker koy­mayın.<br />
<strong>Beşinci aşama</strong>: Bu defa normal ölçüde süt koyabilirsiniz. Kaynama sırasında kaybettiği suyu telâfi için biraz da kayna­mış su ilâve edin. Şeker koymayın.<br />
<strong>Altıncı aşama:</strong> Normal ölçüde süt koyun, fakat normal öl­çünün üçte biri kadar şeker ilâve edin.<br />
<strong>Yedinci aşama:</strong> Normal biberona, her zamankinin üçte ikisi kadar şeker ilâve edin.<br />
<strong>Sekizinci aşama:</strong> Şekeri artık normal ölçüde koyabilirsiniz.<br />
<strong>Dokuzuncu aşama:</strong> Mamayı her zamanki gibi hazırlayın, ar tık yalnız fazladan</p>
<div style="display: none;"></div>
<p>kaynatmak gereği kalmamıştır, un da ilâve edin.<br />
<strong>Onuncu aşama:</strong> Katı besinlere yavaş yavaş başlayın. Bebe­ğin kakası, katı besin almaya başlayınca yeniden yumuşarsa, iki aşama geriden, tekrar başlarsınız.<br />
Bazı kimseler tam ya da kısmî perhize giren bebeklerin acıkacağını ve üzüleceklerini düşünerek dertlenirler. Oysa ço­cukların, bir iki gün aç kalmaları ishalin tehlikeli bir hal alma­sından her halde çok daha iyidir. Üstelik tehlikeli durumlarda çocukların daha uzun ve daha sık perhiz yapmalarının gerekece ğini de unutmamak lâzım..<br />
Çocuk iki yaşını doldurduktan sonra ağır ishal tehlikesi aza lir. iki yaşındaki, ya da daha büyük yaştaki bir çocuk hasta olur­sa, doktor gelene kadar yapılacak en iyi şey, çocuğu yataktan çıkarmamak, ateşini almak ve su, kaymağı alınmış süt ve havuç suyu gibi hafif yiyecekler vermektir.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/sut-cocuklarda-ishal/">Süt Çocuklarda İshal</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1-3 Yaş Arasındaki Çocuklarda Peklik</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/1-3-yas-arasindaki-cocuklarda-peklik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yasemin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2011 13:50:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26844</guid>

					<description><![CDATA[<p>1-3 Yaş Arasındaki Çocuklarda Peklik Çocukla, rahatını kaçıracak kadar çok meşgul olur, onu bağırsaklardın çalışmasıyle ilgilenmeye teşvik edip de sinirlerini bozarsanız, yavruya pekliğin yapabi­leceğinden daha fazla zarar verirsiniz. Muntazaman lavman yap­mak da doğru olmaz. Peklik çeken çocuğa değil de, kakasını ya­parken canı yanan çocuğa lavman yapılabilir. Çünkü bir ye üç yaş. arasındaki çocuk her aptes [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/1-3-yas-arasindaki-cocuklarda-peklik/">1-3 Yaş Arasındaki Çocuklarda Peklik</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1-3 Yaş Arasındaki Çocuklarda Peklik</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Çocukla, rahatını kaçıracak kadar çok meşgul olur, onu bağırsaklardın çalışmasıyle ilgilenmeye teşvik edip de sinirlerini bozarsanız, yavruya pekliğin yapabi­leceğinden daha fazla zarar verirsiniz. Muntazaman lavman yap­mak da doğru olmaz. Peklik çeken çocuğa değil de, kakasını ya­parken canı yanan çocuğa lavman yapılabilir. Çünkü bir ye üç yaş. arasındaki çocuk her aptes bozduğunda canı yanarsa, bar ğırsaklanhın çalışmasıyle ilgili bazı yersiz korkulara kapılabilir. Aslında bu durumda yapılacak lavmanın sadece psikolojik ba­kımdan bir yardımı olacaktır.<br />
Doktordan uzaktaysanız ve çocuğunuzu tek başınıza tedavi etmeye mecbursanız, eczaneden bir çocuk laksatîfi almanızı tav­siye ederim. Sıvı parafin ve laktik maya esasına dayanan bu laksatiflere çukulata kokusu verilmiştir. Tarifesinde belirtildiği gibi genellikle akşamları yemekten sonra çocuğa vereceğiniz bu ilâç çocuğun çok sert kaka yapmasını önler. İlâca bir ay kadar devam eder, sonra yavaş yavaş dozunu azaltırsınız. Pekliği&#8221;gi­dermek için ilâç kullanma yoluna, ancak doktoru beklediğiniz süre içinde gitmelisiniz.<br />
290. Psikolojik peklik. Bîr ve iki yaşındaki çocuklarda ruh­sal nedenlere dayanan iki peklik çeşidi daha görülebilir. Bunlardan birinde, çocuk birkaç kere sert kaka yapıp canı yanarsa, bu acıyı bir zaman unutmaz ve aptes bozmak ihtiyacını duyduğun­da kendini tutar. Çocuk bir-ikî gün böyle kendini tuttuğu için ka­kası daha da sertleşir ve bu defa canı daha fazla yanar. Bu konuda daha ayrıntılı bilgi vereceğim.<br />
Psikolojik nedenli ikinci peklik şekli ise anneleri fazla ti­tiz olan çocuklarda görülür. Anne çocuğu oturağa oturmağa</p>
<div style="display: none; text-align: justify;"></div>
<p style="text-align: justify;">çok erkenden alıştırmağa çalışırsa, çocuk, gelişmesinin bağımsızlık dönemine geldiğinde, kakası gelse de yapmaz. Bu da pekliğe yol açar.<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/çocuklarda-peklik.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-26845 alignleft" title="çocuklarda peklik" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/çocuklarda-peklik.jpg" alt="çocuklarda peklik" width="257" height="204" /></a>Geçici peklik. Bu çeşit peklik, ateşli hastalıklara tu­tulan bütün çocuklarda görülür. Yıllarca önce, hastalanan çocu­ğun kakasını yapamayışı anneleri çok telaşlandırırdı. Bu belirti­yi hastalığın en önemli nedenlerinden biri sayan anneler, has­talığı iyileştirmeyi düşünmeden önce, çocuğun bağırsaklarını «temizlemeye» gayret ederlerdi. Oysa her hastalıkta görülen ge­nel rahatsızlık durumu, bağırsaklarını ve sindirim sisteminin tü­münü etkileyebilir. Bu yüzden de iştahı kestiği gibi, kusmalara da yol açar. Hastalıkların bu belirtileri kimi zaman asıl hastalık belirtilerinden saatlerce önce ortaya çıkar. Bu durumdaki çocu­ğa doktor lavman yapmanızı tavsiye ederse yaparsınız.<br />
Çocuğun hastalığını, doktorun bulunmadığı bir yerde kendi kendinize tedavi etmek zorundaysanız, en önemli düşünceniz her halde çocuğun kakası olmamalıdır. Zararlı bir şeyler yapa­cağınıza, çocuğun aptest edebilmesi için hiç bir şey yapmama­nız daha doğru olur. İştahı kapanan ve bir şey yiyemeyen çocu­ğun bağırsaklarının normal şekilde çalışması zaten beklenemez. Çocuğun sadece hafif bîr nezle olduğuna ya da önemsiz bir bu­laşıcı hastalık geçirdiğine kesinlikle eminseniz, iki üç gündür kakasını etmemiş çocuğa bir lavman yapabilirsiniz.<br />
Bağırsak spasmının yol açtığı peklik. Bu çeşit peklik­te, çocuğun kakası sert ve küçük yuvarlaklar halinde çıkar. Her yaşta görülebilen bu peklik hem inek sütüyle beslenen hem de katı besinler almaya çoktan başlamış bebeklerde başgösterebilir. Buna bağırsak spasmından ileri gelen peklik adını veriyoruz. Spa-sm yapan kalın bağırsak, içinde dışkıyı küçük parçalar halinde parçalar ve sertleşip yuvarlak şekiller alıncaya kadar tutar. Bu­nun neden ileri geldiği şimdiye kadar kesinlikle anlaşılamamıştır. Fakat spasma, bazı durumlarda sinir gerginliğinin yol açtığı ka­bul edilmektedir. Bu rahatsızlık çok zor tedavi edilebilir. Bazen biberonun ya da beslenme rejiminin bileşimini değiştirmek iyi sonuç verir. Doktor da genellikle bağırsak sinirleri şebekesini etkileyecek ve apaşını çözecek ilâçlar tavsiye eder. Çocuğunuz­da bu çeşit peklik varsa, onu doktora gösterme İmkânı bulana ka­dar, müzmin kabızlıkta kullanılan İlâçlardan yararlanabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/1-3-yas-arasindaki-cocuklarda-peklik/">1-3 Yaş Arasındaki Çocuklarda Peklik</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mandalina Marmelatı</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/mandalina-marmelati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yasemin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2011 09:50:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tatlı Tarifleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26840</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mandalina Marmelatı İyi mandalinalardan seçin, örneğin 24 adet. Yıkayın, soyun, kabuklarını kaynar sulu büyük bir kaba koyun, beş dakika kaynatın, süzün. Bu kabukları makasla ince ince kesin, man­dalinaların üzerlerindeki beyaz lifleri temizleyin. Dilimleri tek tek ayırın, çekirdekleri çıkarın ve bir tülbent içine koyun. Mandalinaları tartın, aynı ağırlıkta şeker alın. Şeker ağırlığı kadar su içinde şekeri [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/mandalina-marmelati/">Mandalina Marmelatı</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Mandalina Marmelatı</strong></span></p>
<p>İyi mandalinalardan seçin, örneğin 24 adet. Yıkayın, soyun, kabuklarını kaynar sulu büyük bir kaba koyun, beş dakika kaynatın, süzün. Bu kabukları makasla ince ince kesin, man­dalinaların üzerlerindeki beyaz lifleri temizleyin. Dilimleri tek tek ayırın, çekirdekleri çıkarın ve bir tülbent içine koyun. Mandalinaları tartın, aynı ağırlıkta şeker alın. Şeker ağırlığı kadar su içinde şekeri eritin, şurup kaynamaya başlayınca İçine kabukları, mandalina</p>
<div style="display: none;"></div>
<p>dilimlerini, çekirdek</p>
<div style="display: none;"></div>
<p>çıkınını atın, harlı ateşte 50 dakika pişirin, şurup koyu, mevyalar şeffaf ol­malıdır.<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/mandalina-marmelatı.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-26841" title="mandalina marmelatı" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/mandalina-marmelatı.jpeg" alt="mandalina marmelatı" width="376" height="185" /></a></p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/mandalina-marmelati/">Mandalina Marmelatı</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuru Kayısı Marmelatı</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/kuru-kayisi-marmelati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yasemin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2011 09:42:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tatlı Tarifleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26836</guid>

					<description><![CDATA[<p>Malzemeler: 6 kilo kabak için: 4 kilo şeker, 2 kilo kuru kayısı, 2 litre su az vanilya. Yapılışı: Kabağı parça halinde kesin, kristal şekerle birlikte 24 sa­at bırakın, öte tarafta 2 kilo kuru kayısı üzerine 2 kilo kaynar su dökün, üstünü örtüp ertesi güne bırakın, sonra kabağı ve kayısıları suyu ile reçel tenceresine koyun, vanilyayı [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/kuru-kayisi-marmelati/">Kuru Kayısı Marmelatı</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Malzemeler:</strong></span><br />
6 kilo kabak için:<br />
4 kilo</p>
<div style="display: none;"></div>
<p>şeker,<br />
2 kilo kuru kayısı,<br />
2 litre su az vanilya.<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/kuru-kayısı-marmelatı.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-26837" title="kuru kayısı marmelatı" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/kuru-kayısı-marmelatı.jpg" alt="kuru kayısı marmelatı" width="225" height="242" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Yapılışı:</strong></span><br />
Kabağı parça halinde kesin, kristal şekerle birlikte 24 sa­at bırakın, öte tarafta 2 kilo kuru kayısı üzerine 2 kilo kaynar su dökün, üstünü örtüp ertesi güne bırakın, sonra kabağı ve kayısıları suyu ile reçel tenceresine koyun, vanilyayı ekleyin, iki saat kadar karıştırarak pişirin, bu marmelata biraz limon suyu da katılabilir. Bu marmelat hem nefis hem de ekono­miktir.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/kuru-kayisi-marmelati/">Kuru Kayısı Marmelatı</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayva Marmelatı</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/ayva-marmelati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yasemin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2011 09:38:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tatlı Tarifleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26832</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayva Marmelatı: Meyvalar iyice silin, soymayın, dörde bölün, içinde soğuk su bulunan tencereye koyun, bu su meyvalar örtmelidir. Isıtın ve kaynatın, avya parçalar yumuşamaya başlayınca süzgeçten geçirin, tartın, pişme suyuna meyvaların ağırlığı ka­dar şeker koyun bir saat kadar pişirin, şurup bir jöle kıvamını almalıdır.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/ayva-marmelati/">Ayva Marmelatı</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ayva Marmelatı:</strong></span><br />
Meyvalar iyice silin, soymayın, dörde bölün, içinde soğuk su bulunan tencereye koyun, bu su</p>
<div style="display: none;"></div>
<p>meyvalar örtmelidir.</p>
<div style="display: none;"></div>
<p>Isıtın ve kaynatın, avya parçalar yumuşamaya başlayınca süzgeçten geçirin, tartın, pişme suyuna meyvaların ağırlığı ka­dar şeker koyun bir saat kadar pişirin, şurup bir jöle kıvamını almalıdır.<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/Ayva-Marmelatı.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-26833" title="Ayva Marmelatı" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/Ayva-Marmelatı.jpg" alt="Ayva Marmelatı" width="193" height="223" /></a></p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/ayva-marmelati/">Ayva Marmelatı</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karışık Meyve Marmelatı</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/karisik-meyve-marmelati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yasemin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2011 09:29:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tatlı Tarifleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26828</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karışık Meyve Marmelatı Üzüm suyu esasına dayanan bu marmelada her cins meyva konur.Armut, elma, whats a good credit score birkaç ayva, kavun kabuğu, şeftali, in­cir, hatta havuç. ÇoK az şeker eklenir. (Özellikle incir kondu­ğunda) 8-10 kilo siyah ve beyaz üzüm için 30 armut, 20 elma, 4 ayva ve ötekiler konur. Üzümün suyu bir presten geçirilerek [&#8230;]</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/karisik-meyve-marmelati/">Karışık Meyve Marmelatı</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Karışık Meyve Marmelatı</strong></span></p>
<p>Üzüm suyu esasına dayanan bu marmelada her cins meyva konur.Armut, elma,</p>
<div style="display: none;"><a title="whats a good credit score" href="http://checkcreditscoreffree/">whats a good credit score</a></div>
<p>birkaç ayva, kavun kabuğu, şeftali, in­cir, hatta havuç. ÇoK az şeker eklenir. (Özellikle incir kondu­ğunda) 8-10 kilo siyah ve beyaz üzüm için 30 armut, 20 elma, 4 ayva ve ötekiler konur. Üzümün suyu bir presten geçirilerek çıkarılır. Tartılır, 1/3 ü saklanarak geri kalanı tencereye boşal­tılır. 500 gram üzüm suyu için, 250 gram şeker koyun, bu şeke­ri üzüm suyu içinde eritin, (ateş üstünde ısıtarak). Sonra kay­namaya bırakın. Köpüğünü alın, taşmaya başlayınca içine, ayrılmış olan üzüm suyundan bir bardak koyun, bu ekleme bir süre kaynamaya engel olur.<br />
Geri kalan su bitinceye dek eklemeyi sürdürün, küçük küçük kesilmiş meyvaları da bu arada atın. Oysa kaynayan su yarıya inmiştir. 3 saat kadar hepsini karıştırın. Marmelat esmerleşir ve koyulaşır, bir kaşık alın, tabağa dökün yayılmaksızın olduğu gibi</p>
<div style="display: none;"></div>
<p>kalırsa pişmiştir.<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/karışık-meyve-marmelatı.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-26829" title="karışık meyve marmelatı" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/karışık-meyve-marmelatı.jpg" alt="karışık meyve marmelatı" width="311" height="267" srcset="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/karışık-meyve-marmelatı.jpg 521w, http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/karışık-meyve-marmelatı-500x428.jpg 500w" sizes="auto, (max-width: 311px) 100vw, 311px" /></a></p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/karisik-meyve-marmelati/">Karışık Meyve Marmelatı</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Portakal Marmelatı</title>
		<link>http://www.kadinlarweb.com/portakal-marmelati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yasemin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2011 08:44:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tatlı Tarifleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarweb.com/?p=26825</guid>

					<description><![CDATA[<p>Portakal Marmelatı 18 portakal 2 limon Portakal ve limonları soyun. Çekirdeklerini ve iç zar ve derilerini de çıkarın. Portakal ve limonları dörde bölün. Hep­sini, ağırlığı kadar soğuk suda 24 saat bırakın. Derisi elle ezilecek kadar pişiriniz 24 saat daha dinlendirin. Tartın ve aynı miktardaki şekeri ekleyin, suyu boncuk boncuk quick payday loans oluncaya dek pişirin.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/portakal-marmelati/">Portakal Marmelatı</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Portakal Marmelatı</strong></span></p>
<p>18 portakal 2 limon<br />
Portakal ve limonları soyun. Çekirdeklerini ve iç zar ve derilerini de çıkarın. Portakal ve limonları dörde bölün. Hep­sini, ağırlığı kadar soğuk suda 24 saat bırakın. Derisi elle ezilecek kadar pişiriniz</p>
<div style="display: none;"></div>
<p>24 saat daha dinlendirin. Tartın ve aynı miktardaki şekeri ekleyin, suyu boncuk boncuk</p>
<div style="display: none;"><a href="http://1st-paydayloans.com/">quick payday loans</a></div>
<p>oluncaya dek pişirin.<br />
<a href="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/Portakal-marmelatı.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-26826" title="Portakal marmelatı" src="http://www.kadinlarweb.com/wp-content/uploads/2011/10/Portakal-marmelatı.jpg" alt="Portakal marmelatı" width="320" height="240" /></a></p>
<p><a href="http://www.kadinlarweb.com/portakal-marmelati/">Portakal Marmelatı</a> yazısı ilk önce <a href="http://www.kadinlarweb.com">Kadınlar Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
